3 Mart 2012 Cumartesi
29 Şubat 2012 Çarşamba
KOZMİK UYUMLAMA VE DEĞİŞİM 2012 TAVSİYELERİ
. Uyku modellerinin degisimi : huzursuzluk, sicak ayaklar, gece iki veya üç kere uyanma. Uyandiktan sonra yorgun hissetme ve gün boyunca uykulu olma. Çogu kisi için gerçeklesen Üçlü Uyku Modeli : 2 –3 saat uyursunuz, uyanirsiniz, bir baska iki saat uyku için yatarsiniz, tekrar uyanirsiniz ve yine uyursunuz. Digerleri için uyku gereksinimi degisir. Daha az uykuya ihtiyaciniz olabilir. Bunun bir baska degiskeni, “kara – delik uykusu” dedigim uykudur –10 saat veya daha fazla uyursunuz.
Geçen sene taç çakramdan bedenime akan büyük enerji dalgalari deneyimledim. O iyi hissettirdi, ama beni uzun bir süre uyanik tuttu, sonra sakinlesti. Simdi, kara – delik uykusu deneyimliyorum.
TAVSIYE : Buna alisin. Bununla baris yapin ve yetersiz uyku uyudugunuza üzülmeyin. Ayrica, Yüksek Benliginizden bir ara vermesini ve sonra size iyi, derin bir gece uykusu vermesini isteyin. Eger yine de uyuyamiyorsaniz, uyanik zamanlarinizda meditasyon yapin, siir okuyun, günlük tutun veya aya bakin. Bedeniniz yeni modele ayarlaniyor. Ve – eger çok uyuyorsaniz, buna üzülmeyin. Bedeninizin uykuya ihtiyaci var.
2. Basin taçinda aktivite : Kafa derisinde ve/veya asagida omurgada karincalanma, kasinti, huzursuz hisler. Bir dusun basligindan enerji püskürüyormus gibi, basin tepesinde enerji titresimi hissi. Ayrica, “serpinti/çiseleme” olarak tarif edilen taça enerji akisi hissi. Bu ayrica basta basinç olarak deneyimlenebilir, sanki biri parmagi ile basinizin merkezine bastiriyormus gibi.
TAVSIYE : Bu alarma geçecek bir durum degil. Deneyimlediginiz sey taç çakranin açilmasidir. Duyumlar, ilahi enerjiyi almak için açildiginiz anlamina geliyor.
3. Ani duygu dalgalari : Aglama. Küçük bir tahrik ile aniden kizginlik veya üzüntü hissetme. Veya açiklanamayan sikintilar. Sonra çok mutlu olma. Çogu zaman kalp çakrasinda (gögüsün ortasi) tikanmis duygularin basinci veya hissi vardir. Kalp çakraniz açiliyor ! Bu kalp ile karistirilmamali, kalp, kalp çakrasinin sol tarafinda yerlesiktir.
TAVSIYE : Ortaya çikan duygularinizi kabul edin ve sonra birakin gitsinler. Direkt olarak kalp çakrasina gidin ve duyguyu hissedin. Onu disariya alanlariniza dogru genisletin ve göbekten üst gögüse kadar derin nefes alin. Sadece duyguyu hissedin ve birakin o kendi kendine buharlassin. Duygularinizi baskalarina yöneltmeyin. Geçmisinizi temizliyorsunuz. Eger bunu yapmak için yardim isterseniz, tüm bu eski sorunlari salivermeye niyet ettiginizi yüksek sesle söyleyin ve Yüksek Benliginizden size yardim etmesini isteyin. Bedeniniz bu duygulari saliverdigi için ve onlari size zarar verebilecek sekilde içeride tutmadigi için sükran duyun. Bir kaynak, depresyonun artik bize ve bizim frekanslarimiza uymayan insanlarla iliskilerin, isin vs. birakilmasi ile baglantili oldugunu öne sürüyor. Bu iliskileri birakmakta suçluluk hissettigimizde, depresyon bu aciyi iyilestirmek için bize yardimci oluyor.
4. Eski “sorunlar” yukarida tanimlandigi gibi ortaya çikiyor ve onlarla çalismaya gereksiniminiz olan insanlar yasaminiza giriyor. Tamamlama sorunlari. Veya belki kendine – deger verme, bolluk, yaraticilik, bagimliliklar vs. sorunlari ile çalismaya gereksiniminiz var. Bu sorunlardan geçerken, size yardim etmeye gereksinim duydugunuz kaynaklar veya insanlar ortaya çikmaya basliyor.
TAVSIYE : #3 ün aynisi. Ilave olarak, bu sorunlari çok fazla analiz etmeyin. Onlari çok fazla incelemek sizi basitçe onlara daha derin seviyelerde tekrar tekrar geri döndürür. Eger ihtiyaciniz varsa profesyonel yardim alin ve ondan geçip gidin. Ondan kaçinmaya çalismayin veya kendinizi ondan ayirmayin. Gelen ne olursa olsun kucaklayin ve sizin ilerlemenize yardim ettigi için ona tesekkür edin. Bu sorunlari saliverme firsatini verdigi için Yüksek Benliginize tesekkür edin. Hatirlayin, bu sorunlarin bedeninizde yapisik kalmasini istemezsiniz.
5. Kiloda degisiklik : Bazi insanlarda kilo artisi olabilir, digerleri ise kilo kaybedebilir.
Iyilestirilmek için baski altinda tuttugumuz bir çok korkular simdi yüzeye çiktigi için çogu zaman kilo aliriz. Bir savunma insa ederek reaksiyon veririz. Ayrica kendimizi topraklamak veya bedenlerimizde artan frekanslara hacim saglamaya tesebbüs ederiz.
TAVSIYE : Tiryaki olmayin, ama tam simdi bulundugunuz yerde onu bir belirti olarak kabul edin. Tüm korkulariniz bütünlestiginde kilo alirsiniz/verirsiniz. Bununla ilgili endiseyi saliverin. Sonra sonunda kilo almanin/vermenin kolay oldugunu göreceksiniz. Egzersiz yapin.
Yemekten önce sunu deneyin : Çekici bir sekilde düzenlenmis bir masaya oturun. Bir mum yakin. Yemeklerin görüntüsünden zevk alin. Kullandiginiz elinizi kalbinizin üzerine koyun ve yemegi kutsayin. Bedeninize, bu yemegi duygusal açliklarinizi tatmin etmek için degil, bedeninizi zengin sekilde beslemek için kullanacaginizi söyleyin. Sonra elinizi yemegin üzerinden soldan saga geçirin ve onu kutsayin. (Reiki verin). Yemegin, soguk olsa bile, elinize sicak hissettirdigini görebilirsiniz. Yemegi kutsadigim zaman, çok fazla yemedigimi kavradim. Yemekten önce onu kutsamayi unuttuysaniz, onu herhangi bir sekilde yine kutsayabilirsiniz. Yapabileceginiz baska bir sey yerken simdide kalmaktir – TV seyretmeyin veya okumayin. Önünüzdeki seyden kalpten zevk alin.
6. Yeme aliskanliklarinde degisim : Çilgin arzular ve tuhaf yemek seçimleri. Bazilari eskiden alisik olduklari gibi aç olmadiklarini görüyorlar. Veya daha da acikiyorlar.
TAVSIYE : Bedeniniz ihtiyaci olan seyi size söylediginde bunu ondan esirgemeyin. Eger emin degilseniz, bir gida seçmeden önce bedeninizin onu isteyip istemedigini görmek için kas –testi deneyin. Ayrica, #5 te tanimlandigi gibi yemegi kutsamayi deneyin.
7. Daha önce basiniza gelmeyen besin uyumsuzlugu, alerjiler : Daha spiritüel olmaya büyürken, etrafinizdaki her seye daha hassas olursunuz. Bedeniniz artik neye tolerans göstermeyecegini size söyleyecektir. Belki kendinizi toksinlerden arindiriyorsunuz. Bazi insanlar ağizlarinda beyaz bir kalinti görürler, bir yarisin sonunda kosucularda olana benzer sekilde.
TAVSIYE : Bir akupunkturcu agizdaki bu filmin, 2 yemek kasigi soguk – preslenmis zeytin yagini agzinizda 10 – 15 dakika tutarak giderilebilecegini bana söyledi. (yutmayin),sonra onu disariya bosaltin. Dislerinizi firçalayin ve aynisini yapin. Sonra firçanizi temizleyin.
8. Duyularin kuvvetlenmesi : Artan duyarlilik.
a. Görüs : Agriyan gözler, bulanik görüs, parildayan nesneler, parlayan parçaciklari, etraftaki insanlarin, bitkilerin, hayvanlarin ve nesnelerin auralarini görme. Bazilari daha önce opak (saydam olmayan) gördükleri nesneleri transparan olarak gördüklerini söylüyor. Gözlerinizi kapattiginiz zaman, artik karanlik görmüyorsunuz, kirmizilik görüyorsunuz. Ayrica, gözleriniz kapali oldugunda, geometrik sekiller veya parlak renkler ve resimler görebilirsiniz. Renkler daha canli görünür – çimenler sasirtici bir yesillikte görünebilir. Çogu zaman toprakta dolasan izgaralar görürüm. Siz daha hassas olurken, havada sekiller veya hatlar görebilirsiniz, özellikle oda hemen hemen karanlik iken. Gözleriniz açikken veya kapali iken, çevresel görüsünüzde beyaz veya altin sekiller görebilirsiniz (bunlar sizin rehberlerinizdir). Son zamanlarda uyaninca gözlerimi asiri derecede kuru hissediyorum ; onlari açmakta zorlaniyorum. Ayrica, agrili gözler deneyimledim.
TAVSIYE : Görüsünüz bir çok sekilde degisiyor – görmenin yeni yollarini deneyimliyorsunuz. Sabirli olun. Ne yaparsaniz yapin, korkmayin. Bulanik görme esneme ile giderilebilir. Kuruluk için bol bol su için.
b. Isitme : Isitmenin güçlenmesi veya zayiflamasi. Diger belirtiler basin içinde anlamsiz sesler, bip sesleri, tonlar (ses perdeleri), müzik veya elektronik modeller isitme. Bazilari su akisi, ari viziltisi, bagirmalar, gümbürtüler veya çinlamalar isitir. Digerleri audio dyslexia (ses isitememe) denen seye sahiptir – insanlarin söyledigi seyleri her zaman isitmezsiniz, sanki artik kendi dilinizi anlayamiyormus gibi. Bazilari rüyalarinda garip sesler isitirler, sanki biri yanlarinda duruyormus gibi. O varliklardan gitmelerini isteyebilirsiniz veya Basmelek Mikail’den durumu kontrol altina almasini isteyebilirsiniz. Yine, korkacak hiçbir sey yok.
TAVSIYE : Ona teslim olun. Birakin gelsin. Dinleyin. Kulaklariniz yeni frekanslara ayarlaniyor. Bu yaz, iki ruhun varligini hissettim, kafalari karismis veya kaybolmus iki ruh. Etrafimda havada duruyorlardi ve benim ismimi söylüyorlardi. Önce, korktum, sonra onlarin kim oldugunu kavradim (vefat etmis olan benim sevgili yakinlarim, ikisi de felçten öldü). Ister inanin ister inanmayin, her durumda da, tüm yapmam gereken onlara onlari sevdigimi söylemek ve durumlarini degistirmelerine ve gidecek güzel bir yer bulmaya yardim edecegimi söylemekti. Sonra onlari parlak isiga yönlendirdim, onlar isiga ulasana dek onlarla birlikte olacagima dair güvence verdim (onlar sonunda isigi gördügünde, oraya gitmek için daha fazla bekleyemediler !).
c. Güçlenmis koku, dokunma ve/veya tat duyulari : Simdi bazi gidalardaki kimyasal katkilari koklayabiliyorum ve tadini alabiliyorum, hos olmayan bir sekilde. Diger gidalar tamamen mükemmel tat verebilir. Bazi insanlar için, güçlenmeler hem zevkli hem de dikkat dagitici. Simdi, etrafta çiçek yokken çiçek kokulari duyabilirsiniz. Mistiklerin çogu bunu yapardi.
9. Deri döküntüleri : Isilikler, sisler/yumrular, akneler, kurdesen, sigiller ve zona. Kizginlik agiz ve çene etrafinda patlak verir. Eller ve ayaklarimda, geçmisimdeki bir olayin iyilesmesine eslik eden aylarca süren dermatit vardi. Sorunun çogu ile çalistigimda, durum iyilesti.
TAVSIYE : Toksin atiyor ve duygulari yüzeye getiriyor olabilirsiniz. Saliverilecek bir sorun oldugunda ve onu bastirmaya çalistiginizda, deriniz, siz duygulari isleyene kadar sorunu sizin için ifade edecektir. “Sorununuz” ile çalisin. Etkilenen bölgede sardunya, gül, limon veya bergamot yaglarini deneyin.
10. Sizi yataktan siçratacak ve eyleme geçirecek yogun enerji olaylari. Birisi bedeninin çilginca titrestigini söyledi. Bunu uyusukluk ve yorgunluk periyotlari takip etti. Yorgunluk genellikle büyük degisikliklerden sonra gelir. Bu bir entegrasyon zamanidir.
TAVSIYE : Enerjinin dogasi ile akin. Onunla mücadele etmeyin. Onu “yanlis” yolla hissedilecek hale getirmeyin. Kendinize karsi nazik olun. Yorgunsaniz uyuyun. Uyuyamayacak kadar enerji dolu iseniz romaninizi yazin. Bu tip enerjinin avantajini çikarin.
11. Dua ve meditasyonda degisiklikler : Önceki gibi ayni hisleri hissetmeme. Ruh ile temasta olmanin ayni deneyimine sahip olmama. Odaklanmada zorluk. Meditasyon yapmak için gözlerimi kapattigimda, beni hafifleten, daha az yogun ve enerji ile girdap gibi dönen garip, bos bir his algiladim.
TAVSIYE : Simdi, Ruh ile daha anlik ve degismez bir iletisim...de olabilirsiniz ve his bundan dolayi degismis olabilir. Bu yeni hisse uyumlanacaksiniz. Siz gerçekte simdi zamanin çogunu Ruh ile partnerlikte geçiriyorsunuz. Meditasyon periyotlarinizin daha kisa oldugunu göreceksiniz.
12. Gücün büyük dalgalari : Aniden basinizdan ayak tirnaklariniza kadar isinirsiniz. Bu anlik bir histir, ama rahatsiz edicidir. Bunun tersine, bazi insanlar açiklanamayan soguk hissetmistir. Ben her ikisini de deneyimledim. Çok yakin bir tarihte, benden akan enerji akimlari veya dalgalari deneyimledim. Bazen enerji o kadar yogun görünüyor ki, bedenime ilk geldiginde biraz midemin bulandigini hissettim. Ancak eger enerjinin ilahi oldugunu düsünürsem ve korkuyu birakirsam, mükemmel hissederim ve duygudan zevk alirim. Eger siz enerji ile çalisan biri iseniz, ellerinizden akan sicakligin çok fazla arttigini algilamis olabilirsiniz. Bu iyidir.
TAVSIYE : Eger rahatsiz oluyorsaniz, Yüksek Benliginizden eger sizin için iyi ise ve en yüksek hayriniza ise, sicakligi biraz artirmasini veya azaltmasini isteyin.
13. Bir seri fiziksel tezahürler : Ellerde ve/veya ayaklarda yogun enerji, kemiklerde agrilar, basagrilari, boyun agrilari, grip – benzeri belirtiler (bu titresimsel grip olarak adlandiriliyor), sindirim sorunlari, sirt agrilari, kas spazmlari veya kramplar, hizli kalp atisi, gögüs agrilari ve enfeksiyonlar, artan mukus, cinsel isteklerde degisim, kol va bacaklarda uyusukluk veya agri, ve istemeden yapilan beden hareketleri ve ses çikarmalar.
TAVSIYE : Eger gereksiniminiz varsa tıbbi yardim alin. Bunun tıbbi bir durum olmadigini belirlemisseniz, bunun geçici oldugunu bilerek gevseyin.
14. Daha genç görünme : Yuppie ! Duygusal sorunlari temizlerken ve sinirlayici inançlari ve geçmisten getirdiginiz agir bagaji saliverirken hafiflersiniz. Frekansiniz yükselir. Kendinizi ve hayati daha çok seversiniz. Gerçekten oldugunuz mükemmel size benzemeye baslarsiniz. Bazi arkadaslarim saçlarinin daha koyulasmaya basladigini bildirdi. Yüzümün an be an degistigini algiliyorum.
15. Canli rüyalar : Bazen rüyalar o kadar gerçek ki, kafaniz karismis olarak uyanirsiniz. Kontrol ettiginiz net/anlasilir rüyalar da görebilirsiniz. Çogu rüyalar mistik olabilir veya sizin için mesajlar tasiyabilir. Ve bazi rüyalarda, “rüya görmediginizi” bilirsiniz – bu her nasilsa gerçek olan bir sey.
TAVSIYE : Hatirlamanizin önemli oldugu seyi hatirlayacaksiniz. Hiçbir seyi zorlamayin. Her seyin üstünde, korkunun disinda kalin.
16. Yasaminizi tamamen degistiren olaylar ; ölüm, bosanma, is durumunda degisiklik, evinizi kaybetme, hastalik ve /veya diger facialar – bazen çogu ayni anda ! Sizin yavaslamaniza, basitlesmenize, degismenize, kim oldugunuzu ve yasaminizin sizin için ne anlama geldigini yeniden incelemenize neden olan güçler. Görmemezlikten gelemeyeceginiz güçler. Tutkunluklarinizi birakmaniza neden olan güçler. Her sey için sevgi ve sefkat hissinizi uyandiran güçler.
17. Sinirlayici modellerden, hayati tüketen islerden, tüketici yasam tarzlarindan ve toksik insanlardan ve durumlardan özgürlesme arzusu : “Kendinizi bulma ve yasam amacinizi bulma zorlayici ihtiyacini hissedersiniz—simdi! Gerçekte oldugunuz yaratici ve özgür kisi olmak istersiniz. Kendinizi sanata ve dogaya çekilmis bulabilirsiniz. Kendinizi artik size hizmet etmeyen seylerden ve insanlardan uzaklastirmak istersiniz.
TAVSIYE : Onu yapin ! Korkmayin. Ruhunuz bunu yapmaniz için sizi çagiriyor.
18. Duygusal ve zihinsel karisiklik : Yasam tarzinizi düzgünlestirmek için gereksinim hissedersiniz – o bir bela/karisiklik gibi hissettiriyor. Ama ayni zamanda kaotik hissedersiniz ve odaklanamazsiniz. #45 e bakin.
TAVSIYE : Kulaginizi kalbinize koyun ve kendi ayirt etmeniz bunu izler.
19. Kendi duygu ve düsüncelerini izleme, yalnizlik ve daha disa dönük aktivitelere ilginin kaybolmasi : Bu asama, daha önce kendilerini disa dönük olarak gören çogu kisilere bir sürpriz olarak gelir. Onlar “bunun neden oldugunu bilmiyorum, ama eskisi kadar disari çikmayi sevmiyorum” derler.
20. Yaraticilik patlamalari : Çok büyük oranda imgeler, fikirler, müzik ve diger yaratici ilhamlari alma.
TAVSIYE : En azindan bu ilhamlari kaydedin, çünkü Ruh amacinizi nasil gerçeklestireceginiz ve gezegenin iyilesmesine nasil katkida bulunacaginiz ile ilgili sizinle konusuyor. Yaraticiliga yasaminizda öncelik verin !
21. Zamanin hizlandigi algisi : Yasaminiza esi görülmemis hizda giren bir çok degisiklige sahipsiniz. Degisikliklerin sayisinin arttigi görülüyor. Bazen zaman çöküyor, gününüzde büyük zaman bosluklari varmis gibi hissediyorsunuz. Zaman – uzay algilamamiz degisiyor.
TAVSIYE : Gününüzü görüsmelere bölmeniz ve zaman parçalari hizlanma hissini artirir. Simdiki ana gevseyerek ve elinizde olana dikkatinizi vererek zamani yavaslatabilirsiniz, önünüzde olacaklari umarak degil. Yavaslayin ve kendinize bir sürü zamaniniz oldugunu söyleyin. Yüksek Benliginizden size yardim etmesini isteyin. Dikkatinizi simdide tutun. Bir etkinlikten bir sonrakine akmaya çalisin. İçsel rehberliginiz ile uyumlu kalin. Ayrica, sadece onun olmasini isteyerek zamani bükebilirsiniz. Acele ettiginizi hissettiginiz zaman, söyle deyin, “Zaman, lütfen bükül. ....yapmak için biraz daha zamana ihtiyacim var.” Sonra gevseyin.
22. Olmasi yakin olani hissetme :Bir seyin gerçeklesmek üzere oldugunu hissetme. Bu endise yaratabilir.
TAVSIYE : Üzülecek hiçbir sey yok. Her sey kesinlikle gerçeklesiyor, ama endise sadece sizin için daha çok problem yaratir. Pozitif veya negatif olsun tüm düsünceleriniz duadir. Korkacak hiçbir sey yoktur.
23. Sabirsizlik : Daha iyi bilirsiniz, ama bazen ona yardim edemezsiniz. Yolunuza çikar görünen seyle basa çikmak istersiniz. Belirsizlik rahatlatici degildir.
TAVSIYE : Belirsizlik ile yasamayi ögrenin, siz hazir olana dek hiçbir seyin size gelmeyecegini bilin. Sabirsizlik gerçekte güven eksikligidir, özellikle Yüksek Benliginize olan güven. Simdiye odaklandiginiz zaman, mucizeler deneyimlersiniz – evet, trafikte bile.
24. Anlam, amaç, spiritüel baglanti ve ifsa (açiga vurma) için derin istek : Belki yasaminizda ilk kez spiritüel olana ilgi. K.D. Lang’in söyledigi gibi , “Degismez arzu”. Materyal dünya bu arzuyu tatmin edemez.
TAVSIYE : Kalbinizi izleyin ve yol sizin için açilacaktir.
25. Her nasilsa farkli oldugunuz hissi : Yasaminizdaki her seyin yeni ve degisik oldugu kaygilandirici hissi, eski beni arkanizda biraktiniz. Sizsiniz. Siz imgeleyebileceginizden daha büyüksünüz.
26. Size spiritüel yolculugunuzda yardim etmek için mükemmel zamanlama ile “ögretmenler” her yerde ortaya çikar : insanlar, kitaplar, filmler, olaylar, Anne Doga vs. Kutupluluk tuzaginda düsündügünüz zaman ögretmenler negatif veya pozitif olarak ortaya çikabilir, ancak, daha yüksek bir perspektiften, onlar daima mükemmeldir. Sadece gereksiniminiz olan onlardan ögrenmek ve ilerlemek. Basa çikabilecegimizden fazlasi ile karsilasmayiz. Her meydan okuma ondan geçerken bize üstatligimizi göstermek için bir firsat sunar.
27. “Size en derin seviyelerden konusan” spiritüel bir iz bulursunuz. Aniden daha önce hiç düsünmediginiz bir perspektif kazanirsiniz. Daha fazla bilmek için açlik çekersiniz. Okursunuz, baskalari ile paylasirsiniz, sorular sorarsiniz ve kim oldugunuz ve neden burada oldugunuz ile ilgili daha fazla kesif yapmak için içinize çekilirsiniz.
28. Ögrenme ve kisisel sorunlar vasitasi ile hizli adimlarla ilerliyorsunuz : “Ona isteyerek sahip oldugunuzu” hissediyorsunuz.
TAVSIYE : Seylerin, iyilestirilmeye hazir olduklarinda size gelecegini hatirlamayi sürdürün. Daha önce degil. Gelen seyler ile cesaretle basa çikin ve bu sorunlardan hizla ilerleyeceksiniz.
29. Görünmeyen Varliklar : Bazi insanlar geceleri varliklar ile çevrelendiklerini hissettiklerini veya kendilerine dokunuldugunu hissettiklerini veya kendileri ile konusuldugunu hissettiklerini bildirdiler. Çogu zaman bir baslangiç ile uyaniyorlar. Bazilari bedenlerinin veya yatagin titrestigini hissediyor. Titresimler, duygusal temizlenme gerçeklestikten sonra enerjisel degisimlerden kaynaklanir.
TAVSIYE : Bu hassas bir konudur, ama uyumadan önce yataginizi ve onun etrafini kutsamaniz daha iyi hissettirebilir. Sadece en mükemmel spiritüel varliklar ile çevrelenmeyi garanti ederek dinlenirim ve her zaman Tanri’nin dikkatinde güvendeyim. Ancak, bazen, beni korku sarar ve Basmelek Mikail’i veya Basmelek Uriel’i çagiririm.
30. Iyi ya da kötü seylerin habercileri, vizyonlar, “illüzyonlar”, rakamlar ve semboller : bunlari görmenin sizin için spiritüel önemi vardir. Rakamlarin farkindaliginizda nasil eszamanli olarak ortaya çiktigina dikkat edin. Eger bakmak için zaman ayirirsaniz her seyin bir mesaji vardir. “Mesajlar alma” deneyiminden hoslaniyorum.
31. Artan bütünlük : Sizin için gerçeginizi arama ve konusma zamani oldugunu kavrarsiniz. Aniden daha gerçek, içten, orijinal olmak, daha kendiniz olmak sizin için önemli görünür. Geçmiste memnun etmeye çalistiginiz insanlara “hayir” demek zorunda kalabilirsiniz. Kim oldugunuzu desteklemeyen bir evlilikte, iste veya yerde durmayi çekilmez bulabilirsiniz. Ayrica, saklanacak hiçbir yer olmadigini, gizleyecek hiçbir sir olmadigini görebilirsiniz. Tüm iliskilerinizde dürüstlük önemli olur.
TAVSIYE : Kalbinizi dinleyin. Eger rehberliginiz size bir seyi yapmamanizi söylerse, eyleme geçin. Bunun gibi, sizi zorlayan seye “evet” demek zorundasiniz. Spiritüel bagimsizlik elde etmek istiyorsaniz suçluluk hissetmeden digerlerini hosnut etmeme riskini almalisiniz.
32. Mevsimlerle ve döngülerle uyum : Mevsimlerle, ayin devreleri ile ve dogal döngülerle daha uyumlu olursunuz. Dogal dünyadaki yerinizin daha çok farkindaligi. Dünya ile güçlü bir baglanti.
33. Elektriksel veya mekanik fonksiyon bozukluklari : Etrafta oldugunuzda lamba ampülü sönüp yanar/titresir, bilgisayar kilitlenir veya radyo karmakarisik olur.
TAVSIYE : Makinenin, cihazin etrafina koruyucu bir isik alani koymasi için meleklerinizi, rehberlerinizi çagirin. Arabanizi mavi isikla çevreleyin.
34. Artan eszamanliliklar ve bir çok küçük mucizeler : Bunlardan daha çogunu arayin.
TAVSIYE : Eszamanli olaylar size dogru yolda olup olmadiginizi veya dogru seçimler yapip yapmadiginizi söyler. Bu ipuçlarini onurlandirin, dogru yoldan çikmis olamazsiniz. Ruh sizinle iletisim kurmak için eszamanliligi kullanir. Bu, günlük mucizeleri deneyimlemeye basladiginizdadir.
35. Artan sezgisel yetenekler ve degisen bilinç durumlari : Birini düsünmek ve aninda ondan haber almak.Daha çok eszamanlilik. Geçmisten modeller veya olaylar ile ilgili ani içgörüler almak. Durugörürlük, beden – disi deneyimler ve diger psisik fenomenler. Yogunlasan hassaslik ve bilis. Kisinin kendi özünün ve digerlerininkinin farkinda olmasi. Meleklere ve Mesih – bilinçliligi enerjilerine kanal olmak.
36. Ruh ile iletisim : Melekler, ruhsal rehberler ve diger ilahi varliklar ile temas kurmak. Gittikçe daha çok insana bu firsatin verildigi görülüyor. Ilham hissetmek ve yazma, resim, fikirler, iletisimler, dans vs. seklinde bilgi indirmek.
37. Her Sey Ile Birlik Hissi : Bu Bütünlügün direkt deneyimi. Askin farkindalik. Tüm yasam için sevgi ve sefkat ile dolup tasma. Her sey için merhametli olma ve kosulsuz sevgi bizi bilinçliligin ve nesenin daha yüksek seviyelerine yükseltir.
38. Nese ve çok büyük mutluluk anlari : Derin sonsuz bir huzur hissi ve asla yalniz olmadiginizi bilme.
39. Entegrasyon : Duygusal, psikolojik, fiziksel ve spiritüel olarak güçlü ve berrak olursunuz. Yüksek Benliginiz ile uyum içinde oldugunuzu hissedersiniz.
40. Amacinizi yasama : Sonunda, dünyaya neden gelmis oldugunuzu bilirsiniz. Yeni ustaliklar ve armaganlar ortaya çikar, özellikle iyilestirici olanlar. Yasam/is deneyimleriniz simdi bir noktada birlesir ve anlam ifade etmeye baslar. Sonunda onlarin hepsini kullanirsiniz.
TAVSIYE : Kalbinizi dinleyin. Tutkunuz sizi gitmeniz gereken yere götürür. İçinize gidin ve Yüksek Benliginize sorun, “Benden ne yapmami bekliyorsun?”. Eszamanliliklari gözleyin
41. Hayvanlara, kayalara ve bitkilere daha yakin hissetme : Bazi insanlar için, hayvanlar simdi davranislarinda daha “insan” görünmektedir. Vahsi hayvanlardan daha az korkuluyor. Bitkiler sevginize ve dikkatinize öncekinden daha çok yanit veriyor. Bazilarinin sizin için mesaji bile olabilir. Kayalar ve taslar hissedebileceginiz enerji yayiyorlar. Bunlarin çogunun sifa verici ve temizleyici özellikleri var.
42. Diger boyutlardaki varliklari görme : Boyutlar arasindaki perde daha ince, bu sasirtici degil.
TAVSIYE : Bagimsizliginizda/hakimiyetinizde kalin. Imgeleyebileceginizden çok daha güçlüsünüz, korkuyu agirlamayin. Eger korkuya kayarsaniz rehberlerinizden yardim isteyin.
43. Kisinin gerçek formunu görmek ve sevdiklerinizi farkli bir yüzle görmek – geçmis yasam veya paralel yasam. Veya onunla karsilasmadan önce birini görme.
44. Düsüncelerin ve isteklerin daha hizli ve etkili tezahür etmesi.
TAVSIYE : Düsüncelerinizi denetleyin. Tüm düsünceleriniz duadir. Istediginiz seye dikkat edin.
45. Sol – beyinin sisli olmasi : Psisik yetenekleriniz, sezgisel bilisiniz, hisleriniz ve sefkatiniz, bedeninizi deneyimleme yetenegi, vizyon görmeniz, ifade ediciliginiz, hepsi sag beyinden çikar. Beynin bu yanini daha tam olarak gelistirmek için, sol beyin biraz isi durdurmak zorundadir. Düzen, organizasyon, yapi, lineer siralama, analiz, degerlendirme, kesinlik, odak, problem – çözme ve matematikler için normal olarak sol – yarimkürenin kapasitesi sag beynimize hükmeder. Sonuçlar hafiza kaybi, sözcükleri yanlis siraya yerlestirme, çok uzun seyleri okumada yetersizlik veya isteksizlik, odaklanma yetersizligi ; biraz önce söylediginiz seyi unutmak ; iletisimin lineer sekillerine sabirsizlik (isitsel veya yazili formatlar) ; bir bosluk hissi, dagilmak ; arastirmaya veya kompleks bilgiye ilgi kaybi ; sözcükler, konusma ve bilgi ile bombardimana tutulma hissi ve yazmaya isteksizlik. Bazen donuk, monoton hissedersiniz ve analize, entelektüel bir tartismaya veya arastirmaya ilginiz olmaz.
Diger taraftan, kendinizi heyecan verici seylere çekilmis bulabilirsiniz : videolar, resimli dergiler, güzel sanat eserleri, filmler, müzik, heykel, resim, insanlarla olma, dans, bahçecilik, yürüyüs ve ifadenin diger devimsel formlari. Spiritüel doygunluk, hatta bilim kurgu arayabilirsiniz.
TAVSIYE : Kalbinize ve beyninizin sag tarafina sizi yönlendirmeleri için izin verirseniz, sol beynin sizi uygun sekilde desteklemek için aktive oldugunu kesfedebilirsiniz. Ve bir gün iyi – dengelenmis ve her iki yari küreyi ustalikla kullaniyor olacagiz.
46. Basdönmesi : Bu, siz topraklanmadiginiz zaman meydana gelir. Belki henüz büyük bir duygusal sorunu temizlediniz ve bedeniniz “daha hafif” duruma ayarlaniyordur.
TAVSIYE : Protein yiyerek kendinizi topraklayin. Herhangi bir yiyecegi kendiniz için dogru veya yanlis yapmayin. Belli bir anda neye ihtiyaciniz oldugunu bilmek için rehberliginizi kullanin. Ayakkabilarinizi çikarin ve ayaklarinizla birkaç dakika çimenlere basin.
47. Düsme, kaza geçirme, kemik kirilmasi : Bedeniniz topraklanmamis veya belki yasaminiz dengede degil. Veya bedeniniz size yavaslamanizi söylüyor, yasaminizin belli yönlerini inceleyin veya belli sorunlari iyilestirin. Her zaman bir mesaj vardir. Ayak bilegimi kirdigimda (iki kere), anladim ki, ayak bilegim basa çikmayi reddettigim seyi kendi üzerine aliyor.
TAVSIYE : Ayakkabilarinizi çikarin ve çimlere basin ; daha iyisi altinizda bir örtü olmadan çimlerin üzerinde yatin. Altinizdaki dünyayi hissedin. Dogaya çikin. Yavaslayin ve dikkatinizi verin. Yaptiginiz seye dikkat edin. Hisleriniz yüzeye çiktiginda onlari hissedin. Simdide kalin. Kendinizi sallantida hissettiginizde kendinizi mavi isik ile çevreleyin.
48. Kalp çarpintilari : Hizli kalp atisi genellikle kalbin açilmasina eslik eder. O sadece kisa bir süre devam eder ve duygusal bir salivermeden sonra kalbin kendini yeniden – ayarladigi anlamina gelir.
TAVSIYE : Gerektigi zaman tıbbi bakim almanizi söyledigimi hatirlayin. Rahatsiz oldugunuz herhangi bir durum için doktorunuza danisin.
49. Hizli saç ve tirnak büyümesi : Bedende daha çok protein kullaniliyor. Bedenimize, saçimizin ne zaman büyüyecegini ve ne zaman büyümeyecegini söyleyemememiz çok kötü degil mi? (Belki yapabiliriz?)
50. Ruh esinizi veya ikiz alevinizi bulma arzusu : Öncekinden daha fazla, en arzu edilir göründügümüze uyan bir iliskiye sahip olabilme fikri.
TAVSIYE : Gerçek su ki, çekmek istedigimiz kisiye benzemeliyiz. Daha “mükemmel” bir esi çekebilmeden önce kendimizi ve tam simdi bulundugumuz yeri sevmek zorundayiz. Is evde baslar. Bunun nasil çalistigi ile ilgili düsüncem : Bu kisi için arzuyu kalbinizde tutun, ama tutkunluk, düskünlük olmadan. Bir gün size daha uygun olan biri ile karsilasacaginizi umun, ancak bunun kim olacagi ve ne zaman olacagi beklentilerini birakin. Kendi yasaminizi temizlemeye ve olmak istediginiz kisi olmaya odaklanin. Simdi mutlu olun. Yasaminizdan zevk alin. O zaman görebilirsiniz....
51. Anilarin yüzeye çikmasi : Bedenin anilari, bastirilmis anilar, geçmis yasamlarin ve/veya paralel yasamlarin imgeleri. Biz iyilesiyoruz ve “benlerimizi” bütünlestiriyoruz, bu nedenle bu deneyimlerin bazilarina sahip olmayi bekleyin.
TAVSIYE : Sadece zihninize geleni yeniden çagirmanin en iyisi oldugunu hatirlayin, kalanini birakin, her seyi ölümüne analiz etmeyin ve hisleriniz yüzeye çikarken onlari hissedin. Rehberlerinizden yardim isteyin.
52. Diger çakra açilmalari :
a. Üçüncü – göz veya alin çakrasi : Alindaki kaslar veya sinirler segirir, sanki üçüncü göz açilmaya çalisiyor gibi. Karincalanma hisleri. Üçüncü gözden, bir isin gibi enerji firlamasini hissetme.
b. Timüs çakrasi : Timüsümde keskin bir agri vardi. Bu agri kalbin açilmasi ve bedene giren yeni enerjilerin islenmesi ile ilgiliydi. Bu noktaya parmagimla hafifçe vurmak çogu zaman yardimci oluyor.
c. El çakralari : Avuçlarin merkezinde artan titresim, sicaklik, enerji dalgalari .
Geçen sene taç çakramdan bedenime akan büyük enerji dalgalari deneyimledim. O iyi hissettirdi, ama beni uzun bir süre uyanik tuttu, sonra sakinlesti. Simdi, kara – delik uykusu deneyimliyorum.
TAVSIYE : Buna alisin. Bununla baris yapin ve yetersiz uyku uyudugunuza üzülmeyin. Ayrica, Yüksek Benliginizden bir ara vermesini ve sonra size iyi, derin bir gece uykusu vermesini isteyin. Eger yine de uyuyamiyorsaniz, uyanik zamanlarinizda meditasyon yapin, siir okuyun, günlük tutun veya aya bakin. Bedeniniz yeni modele ayarlaniyor. Ve – eger çok uyuyorsaniz, buna üzülmeyin. Bedeninizin uykuya ihtiyaci var.
2. Basin taçinda aktivite : Kafa derisinde ve/veya asagida omurgada karincalanma, kasinti, huzursuz hisler. Bir dusun basligindan enerji püskürüyormus gibi, basin tepesinde enerji titresimi hissi. Ayrica, “serpinti/çiseleme” olarak tarif edilen taça enerji akisi hissi. Bu ayrica basta basinç olarak deneyimlenebilir, sanki biri parmagi ile basinizin merkezine bastiriyormus gibi.
TAVSIYE : Bu alarma geçecek bir durum degil. Deneyimlediginiz sey taç çakranin açilmasidir. Duyumlar, ilahi enerjiyi almak için açildiginiz anlamina geliyor.
3. Ani duygu dalgalari : Aglama. Küçük bir tahrik ile aniden kizginlik veya üzüntü hissetme. Veya açiklanamayan sikintilar. Sonra çok mutlu olma. Çogu zaman kalp çakrasinda (gögüsün ortasi) tikanmis duygularin basinci veya hissi vardir. Kalp çakraniz açiliyor ! Bu kalp ile karistirilmamali, kalp, kalp çakrasinin sol tarafinda yerlesiktir.
TAVSIYE : Ortaya çikan duygularinizi kabul edin ve sonra birakin gitsinler. Direkt olarak kalp çakrasina gidin ve duyguyu hissedin. Onu disariya alanlariniza dogru genisletin ve göbekten üst gögüse kadar derin nefes alin. Sadece duyguyu hissedin ve birakin o kendi kendine buharlassin. Duygularinizi baskalarina yöneltmeyin. Geçmisinizi temizliyorsunuz. Eger bunu yapmak için yardim isterseniz, tüm bu eski sorunlari salivermeye niyet ettiginizi yüksek sesle söyleyin ve Yüksek Benliginizden size yardim etmesini isteyin. Bedeniniz bu duygulari saliverdigi için ve onlari size zarar verebilecek sekilde içeride tutmadigi için sükran duyun. Bir kaynak, depresyonun artik bize ve bizim frekanslarimiza uymayan insanlarla iliskilerin, isin vs. birakilmasi ile baglantili oldugunu öne sürüyor. Bu iliskileri birakmakta suçluluk hissettigimizde, depresyon bu aciyi iyilestirmek için bize yardimci oluyor.
4. Eski “sorunlar” yukarida tanimlandigi gibi ortaya çikiyor ve onlarla çalismaya gereksiniminiz olan insanlar yasaminiza giriyor. Tamamlama sorunlari. Veya belki kendine – deger verme, bolluk, yaraticilik, bagimliliklar vs. sorunlari ile çalismaya gereksiniminiz var. Bu sorunlardan geçerken, size yardim etmeye gereksinim duydugunuz kaynaklar veya insanlar ortaya çikmaya basliyor.
TAVSIYE : #3 ün aynisi. Ilave olarak, bu sorunlari çok fazla analiz etmeyin. Onlari çok fazla incelemek sizi basitçe onlara daha derin seviyelerde tekrar tekrar geri döndürür. Eger ihtiyaciniz varsa profesyonel yardim alin ve ondan geçip gidin. Ondan kaçinmaya çalismayin veya kendinizi ondan ayirmayin. Gelen ne olursa olsun kucaklayin ve sizin ilerlemenize yardim ettigi için ona tesekkür edin. Bu sorunlari saliverme firsatini verdigi için Yüksek Benliginize tesekkür edin. Hatirlayin, bu sorunlarin bedeninizde yapisik kalmasini istemezsiniz.
5. Kiloda degisiklik : Bazi insanlarda kilo artisi olabilir, digerleri ise kilo kaybedebilir.
Iyilestirilmek için baski altinda tuttugumuz bir çok korkular simdi yüzeye çiktigi için çogu zaman kilo aliriz. Bir savunma insa ederek reaksiyon veririz. Ayrica kendimizi topraklamak veya bedenlerimizde artan frekanslara hacim saglamaya tesebbüs ederiz.
TAVSIYE : Tiryaki olmayin, ama tam simdi bulundugunuz yerde onu bir belirti olarak kabul edin. Tüm korkulariniz bütünlestiginde kilo alirsiniz/verirsiniz. Bununla ilgili endiseyi saliverin. Sonra sonunda kilo almanin/vermenin kolay oldugunu göreceksiniz. Egzersiz yapin.
Yemekten önce sunu deneyin : Çekici bir sekilde düzenlenmis bir masaya oturun. Bir mum yakin. Yemeklerin görüntüsünden zevk alin. Kullandiginiz elinizi kalbinizin üzerine koyun ve yemegi kutsayin. Bedeninize, bu yemegi duygusal açliklarinizi tatmin etmek için degil, bedeninizi zengin sekilde beslemek için kullanacaginizi söyleyin. Sonra elinizi yemegin üzerinden soldan saga geçirin ve onu kutsayin. (Reiki verin). Yemegin, soguk olsa bile, elinize sicak hissettirdigini görebilirsiniz. Yemegi kutsadigim zaman, çok fazla yemedigimi kavradim. Yemekten önce onu kutsamayi unuttuysaniz, onu herhangi bir sekilde yine kutsayabilirsiniz. Yapabileceginiz baska bir sey yerken simdide kalmaktir – TV seyretmeyin veya okumayin. Önünüzdeki seyden kalpten zevk alin.
6. Yeme aliskanliklarinde degisim : Çilgin arzular ve tuhaf yemek seçimleri. Bazilari eskiden alisik olduklari gibi aç olmadiklarini görüyorlar. Veya daha da acikiyorlar.
TAVSIYE : Bedeniniz ihtiyaci olan seyi size söylediginde bunu ondan esirgemeyin. Eger emin degilseniz, bir gida seçmeden önce bedeninizin onu isteyip istemedigini görmek için kas –testi deneyin. Ayrica, #5 te tanimlandigi gibi yemegi kutsamayi deneyin.
7. Daha önce basiniza gelmeyen besin uyumsuzlugu, alerjiler : Daha spiritüel olmaya büyürken, etrafinizdaki her seye daha hassas olursunuz. Bedeniniz artik neye tolerans göstermeyecegini size söyleyecektir. Belki kendinizi toksinlerden arindiriyorsunuz. Bazi insanlar ağizlarinda beyaz bir kalinti görürler, bir yarisin sonunda kosucularda olana benzer sekilde.
TAVSIYE : Bir akupunkturcu agizdaki bu filmin, 2 yemek kasigi soguk – preslenmis zeytin yagini agzinizda 10 – 15 dakika tutarak giderilebilecegini bana söyledi. (yutmayin),sonra onu disariya bosaltin. Dislerinizi firçalayin ve aynisini yapin. Sonra firçanizi temizleyin.
8. Duyularin kuvvetlenmesi : Artan duyarlilik.
a. Görüs : Agriyan gözler, bulanik görüs, parildayan nesneler, parlayan parçaciklari, etraftaki insanlarin, bitkilerin, hayvanlarin ve nesnelerin auralarini görme. Bazilari daha önce opak (saydam olmayan) gördükleri nesneleri transparan olarak gördüklerini söylüyor. Gözlerinizi kapattiginiz zaman, artik karanlik görmüyorsunuz, kirmizilik görüyorsunuz. Ayrica, gözleriniz kapali oldugunda, geometrik sekiller veya parlak renkler ve resimler görebilirsiniz. Renkler daha canli görünür – çimenler sasirtici bir yesillikte görünebilir. Çogu zaman toprakta dolasan izgaralar görürüm. Siz daha hassas olurken, havada sekiller veya hatlar görebilirsiniz, özellikle oda hemen hemen karanlik iken. Gözleriniz açikken veya kapali iken, çevresel görüsünüzde beyaz veya altin sekiller görebilirsiniz (bunlar sizin rehberlerinizdir). Son zamanlarda uyaninca gözlerimi asiri derecede kuru hissediyorum ; onlari açmakta zorlaniyorum. Ayrica, agrili gözler deneyimledim.
TAVSIYE : Görüsünüz bir çok sekilde degisiyor – görmenin yeni yollarini deneyimliyorsunuz. Sabirli olun. Ne yaparsaniz yapin, korkmayin. Bulanik görme esneme ile giderilebilir. Kuruluk için bol bol su için.
b. Isitme : Isitmenin güçlenmesi veya zayiflamasi. Diger belirtiler basin içinde anlamsiz sesler, bip sesleri, tonlar (ses perdeleri), müzik veya elektronik modeller isitme. Bazilari su akisi, ari viziltisi, bagirmalar, gümbürtüler veya çinlamalar isitir. Digerleri audio dyslexia (ses isitememe) denen seye sahiptir – insanlarin söyledigi seyleri her zaman isitmezsiniz, sanki artik kendi dilinizi anlayamiyormus gibi. Bazilari rüyalarinda garip sesler isitirler, sanki biri yanlarinda duruyormus gibi. O varliklardan gitmelerini isteyebilirsiniz veya Basmelek Mikail’den durumu kontrol altina almasini isteyebilirsiniz. Yine, korkacak hiçbir sey yok.
TAVSIYE : Ona teslim olun. Birakin gelsin. Dinleyin. Kulaklariniz yeni frekanslara ayarlaniyor. Bu yaz, iki ruhun varligini hissettim, kafalari karismis veya kaybolmus iki ruh. Etrafimda havada duruyorlardi ve benim ismimi söylüyorlardi. Önce, korktum, sonra onlarin kim oldugunu kavradim (vefat etmis olan benim sevgili yakinlarim, ikisi de felçten öldü). Ister inanin ister inanmayin, her durumda da, tüm yapmam gereken onlara onlari sevdigimi söylemek ve durumlarini degistirmelerine ve gidecek güzel bir yer bulmaya yardim edecegimi söylemekti. Sonra onlari parlak isiga yönlendirdim, onlar isiga ulasana dek onlarla birlikte olacagima dair güvence verdim (onlar sonunda isigi gördügünde, oraya gitmek için daha fazla bekleyemediler !).
c. Güçlenmis koku, dokunma ve/veya tat duyulari : Simdi bazi gidalardaki kimyasal katkilari koklayabiliyorum ve tadini alabiliyorum, hos olmayan bir sekilde. Diger gidalar tamamen mükemmel tat verebilir. Bazi insanlar için, güçlenmeler hem zevkli hem de dikkat dagitici. Simdi, etrafta çiçek yokken çiçek kokulari duyabilirsiniz. Mistiklerin çogu bunu yapardi.
9. Deri döküntüleri : Isilikler, sisler/yumrular, akneler, kurdesen, sigiller ve zona. Kizginlik agiz ve çene etrafinda patlak verir. Eller ve ayaklarimda, geçmisimdeki bir olayin iyilesmesine eslik eden aylarca süren dermatit vardi. Sorunun çogu ile çalistigimda, durum iyilesti.
TAVSIYE : Toksin atiyor ve duygulari yüzeye getiriyor olabilirsiniz. Saliverilecek bir sorun oldugunda ve onu bastirmaya çalistiginizda, deriniz, siz duygulari isleyene kadar sorunu sizin için ifade edecektir. “Sorununuz” ile çalisin. Etkilenen bölgede sardunya, gül, limon veya bergamot yaglarini deneyin.
10. Sizi yataktan siçratacak ve eyleme geçirecek yogun enerji olaylari. Birisi bedeninin çilginca titrestigini söyledi. Bunu uyusukluk ve yorgunluk periyotlari takip etti. Yorgunluk genellikle büyük degisikliklerden sonra gelir. Bu bir entegrasyon zamanidir.
TAVSIYE : Enerjinin dogasi ile akin. Onunla mücadele etmeyin. Onu “yanlis” yolla hissedilecek hale getirmeyin. Kendinize karsi nazik olun. Yorgunsaniz uyuyun. Uyuyamayacak kadar enerji dolu iseniz romaninizi yazin. Bu tip enerjinin avantajini çikarin.
11. Dua ve meditasyonda degisiklikler : Önceki gibi ayni hisleri hissetmeme. Ruh ile temasta olmanin ayni deneyimine sahip olmama. Odaklanmada zorluk. Meditasyon yapmak için gözlerimi kapattigimda, beni hafifleten, daha az yogun ve enerji ile girdap gibi dönen garip, bos bir his algiladim.
TAVSIYE : Simdi, Ruh ile daha anlik ve degismez bir iletisim...de olabilirsiniz ve his bundan dolayi degismis olabilir. Bu yeni hisse uyumlanacaksiniz. Siz gerçekte simdi zamanin çogunu Ruh ile partnerlikte geçiriyorsunuz. Meditasyon periyotlarinizin daha kisa oldugunu göreceksiniz.
12. Gücün büyük dalgalari : Aniden basinizdan ayak tirnaklariniza kadar isinirsiniz. Bu anlik bir histir, ama rahatsiz edicidir. Bunun tersine, bazi insanlar açiklanamayan soguk hissetmistir. Ben her ikisini de deneyimledim. Çok yakin bir tarihte, benden akan enerji akimlari veya dalgalari deneyimledim. Bazen enerji o kadar yogun görünüyor ki, bedenime ilk geldiginde biraz midemin bulandigini hissettim. Ancak eger enerjinin ilahi oldugunu düsünürsem ve korkuyu birakirsam, mükemmel hissederim ve duygudan zevk alirim. Eger siz enerji ile çalisan biri iseniz, ellerinizden akan sicakligin çok fazla arttigini algilamis olabilirsiniz. Bu iyidir.
TAVSIYE : Eger rahatsiz oluyorsaniz, Yüksek Benliginizden eger sizin için iyi ise ve en yüksek hayriniza ise, sicakligi biraz artirmasini veya azaltmasini isteyin.
13. Bir seri fiziksel tezahürler : Ellerde ve/veya ayaklarda yogun enerji, kemiklerde agrilar, basagrilari, boyun agrilari, grip – benzeri belirtiler (bu titresimsel grip olarak adlandiriliyor), sindirim sorunlari, sirt agrilari, kas spazmlari veya kramplar, hizli kalp atisi, gögüs agrilari ve enfeksiyonlar, artan mukus, cinsel isteklerde degisim, kol va bacaklarda uyusukluk veya agri, ve istemeden yapilan beden hareketleri ve ses çikarmalar.
TAVSIYE : Eger gereksiniminiz varsa tıbbi yardim alin. Bunun tıbbi bir durum olmadigini belirlemisseniz, bunun geçici oldugunu bilerek gevseyin.
14. Daha genç görünme : Yuppie ! Duygusal sorunlari temizlerken ve sinirlayici inançlari ve geçmisten getirdiginiz agir bagaji saliverirken hafiflersiniz. Frekansiniz yükselir. Kendinizi ve hayati daha çok seversiniz. Gerçekten oldugunuz mükemmel size benzemeye baslarsiniz. Bazi arkadaslarim saçlarinin daha koyulasmaya basladigini bildirdi. Yüzümün an be an degistigini algiliyorum.
15. Canli rüyalar : Bazen rüyalar o kadar gerçek ki, kafaniz karismis olarak uyanirsiniz. Kontrol ettiginiz net/anlasilir rüyalar da görebilirsiniz. Çogu rüyalar mistik olabilir veya sizin için mesajlar tasiyabilir. Ve bazi rüyalarda, “rüya görmediginizi” bilirsiniz – bu her nasilsa gerçek olan bir sey.
TAVSIYE : Hatirlamanizin önemli oldugu seyi hatirlayacaksiniz. Hiçbir seyi zorlamayin. Her seyin üstünde, korkunun disinda kalin.
16. Yasaminizi tamamen degistiren olaylar ; ölüm, bosanma, is durumunda degisiklik, evinizi kaybetme, hastalik ve /veya diger facialar – bazen çogu ayni anda ! Sizin yavaslamaniza, basitlesmenize, degismenize, kim oldugunuzu ve yasaminizin sizin için ne anlama geldigini yeniden incelemenize neden olan güçler. Görmemezlikten gelemeyeceginiz güçler. Tutkunluklarinizi birakmaniza neden olan güçler. Her sey için sevgi ve sefkat hissinizi uyandiran güçler.
17. Sinirlayici modellerden, hayati tüketen islerden, tüketici yasam tarzlarindan ve toksik insanlardan ve durumlardan özgürlesme arzusu : “Kendinizi bulma ve yasam amacinizi bulma zorlayici ihtiyacini hissedersiniz—simdi! Gerçekte oldugunuz yaratici ve özgür kisi olmak istersiniz. Kendinizi sanata ve dogaya çekilmis bulabilirsiniz. Kendinizi artik size hizmet etmeyen seylerden ve insanlardan uzaklastirmak istersiniz.
TAVSIYE : Onu yapin ! Korkmayin. Ruhunuz bunu yapmaniz için sizi çagiriyor.
18. Duygusal ve zihinsel karisiklik : Yasam tarzinizi düzgünlestirmek için gereksinim hissedersiniz – o bir bela/karisiklik gibi hissettiriyor. Ama ayni zamanda kaotik hissedersiniz ve odaklanamazsiniz. #45 e bakin.
TAVSIYE : Kulaginizi kalbinize koyun ve kendi ayirt etmeniz bunu izler.
19. Kendi duygu ve düsüncelerini izleme, yalnizlik ve daha disa dönük aktivitelere ilginin kaybolmasi : Bu asama, daha önce kendilerini disa dönük olarak gören çogu kisilere bir sürpriz olarak gelir. Onlar “bunun neden oldugunu bilmiyorum, ama eskisi kadar disari çikmayi sevmiyorum” derler.
20. Yaraticilik patlamalari : Çok büyük oranda imgeler, fikirler, müzik ve diger yaratici ilhamlari alma.
TAVSIYE : En azindan bu ilhamlari kaydedin, çünkü Ruh amacinizi nasil gerçeklestireceginiz ve gezegenin iyilesmesine nasil katkida bulunacaginiz ile ilgili sizinle konusuyor. Yaraticiliga yasaminizda öncelik verin !
21. Zamanin hizlandigi algisi : Yasaminiza esi görülmemis hizda giren bir çok degisiklige sahipsiniz. Degisikliklerin sayisinin arttigi görülüyor. Bazen zaman çöküyor, gününüzde büyük zaman bosluklari varmis gibi hissediyorsunuz. Zaman – uzay algilamamiz degisiyor.
TAVSIYE : Gününüzü görüsmelere bölmeniz ve zaman parçalari hizlanma hissini artirir. Simdiki ana gevseyerek ve elinizde olana dikkatinizi vererek zamani yavaslatabilirsiniz, önünüzde olacaklari umarak degil. Yavaslayin ve kendinize bir sürü zamaniniz oldugunu söyleyin. Yüksek Benliginizden size yardim etmesini isteyin. Dikkatinizi simdide tutun. Bir etkinlikten bir sonrakine akmaya çalisin. İçsel rehberliginiz ile uyumlu kalin. Ayrica, sadece onun olmasini isteyerek zamani bükebilirsiniz. Acele ettiginizi hissettiginiz zaman, söyle deyin, “Zaman, lütfen bükül. ....yapmak için biraz daha zamana ihtiyacim var.” Sonra gevseyin.
22. Olmasi yakin olani hissetme :Bir seyin gerçeklesmek üzere oldugunu hissetme. Bu endise yaratabilir.
TAVSIYE : Üzülecek hiçbir sey yok. Her sey kesinlikle gerçeklesiyor, ama endise sadece sizin için daha çok problem yaratir. Pozitif veya negatif olsun tüm düsünceleriniz duadir. Korkacak hiçbir sey yoktur.
23. Sabirsizlik : Daha iyi bilirsiniz, ama bazen ona yardim edemezsiniz. Yolunuza çikar görünen seyle basa çikmak istersiniz. Belirsizlik rahatlatici degildir.
TAVSIYE : Belirsizlik ile yasamayi ögrenin, siz hazir olana dek hiçbir seyin size gelmeyecegini bilin. Sabirsizlik gerçekte güven eksikligidir, özellikle Yüksek Benliginize olan güven. Simdiye odaklandiginiz zaman, mucizeler deneyimlersiniz – evet, trafikte bile.
24. Anlam, amaç, spiritüel baglanti ve ifsa (açiga vurma) için derin istek : Belki yasaminizda ilk kez spiritüel olana ilgi. K.D. Lang’in söyledigi gibi , “Degismez arzu”. Materyal dünya bu arzuyu tatmin edemez.
TAVSIYE : Kalbinizi izleyin ve yol sizin için açilacaktir.
25. Her nasilsa farkli oldugunuz hissi : Yasaminizdaki her seyin yeni ve degisik oldugu kaygilandirici hissi, eski beni arkanizda biraktiniz. Sizsiniz. Siz imgeleyebileceginizden daha büyüksünüz.
26. Size spiritüel yolculugunuzda yardim etmek için mükemmel zamanlama ile “ögretmenler” her yerde ortaya çikar : insanlar, kitaplar, filmler, olaylar, Anne Doga vs. Kutupluluk tuzaginda düsündügünüz zaman ögretmenler negatif veya pozitif olarak ortaya çikabilir, ancak, daha yüksek bir perspektiften, onlar daima mükemmeldir. Sadece gereksiniminiz olan onlardan ögrenmek ve ilerlemek. Basa çikabilecegimizden fazlasi ile karsilasmayiz. Her meydan okuma ondan geçerken bize üstatligimizi göstermek için bir firsat sunar.
27. “Size en derin seviyelerden konusan” spiritüel bir iz bulursunuz. Aniden daha önce hiç düsünmediginiz bir perspektif kazanirsiniz. Daha fazla bilmek için açlik çekersiniz. Okursunuz, baskalari ile paylasirsiniz, sorular sorarsiniz ve kim oldugunuz ve neden burada oldugunuz ile ilgili daha fazla kesif yapmak için içinize çekilirsiniz.
28. Ögrenme ve kisisel sorunlar vasitasi ile hizli adimlarla ilerliyorsunuz : “Ona isteyerek sahip oldugunuzu” hissediyorsunuz.
TAVSIYE : Seylerin, iyilestirilmeye hazir olduklarinda size gelecegini hatirlamayi sürdürün. Daha önce degil. Gelen seyler ile cesaretle basa çikin ve bu sorunlardan hizla ilerleyeceksiniz.
29. Görünmeyen Varliklar : Bazi insanlar geceleri varliklar ile çevrelendiklerini hissettiklerini veya kendilerine dokunuldugunu hissettiklerini veya kendileri ile konusuldugunu hissettiklerini bildirdiler. Çogu zaman bir baslangiç ile uyaniyorlar. Bazilari bedenlerinin veya yatagin titrestigini hissediyor. Titresimler, duygusal temizlenme gerçeklestikten sonra enerjisel degisimlerden kaynaklanir.
TAVSIYE : Bu hassas bir konudur, ama uyumadan önce yataginizi ve onun etrafini kutsamaniz daha iyi hissettirebilir. Sadece en mükemmel spiritüel varliklar ile çevrelenmeyi garanti ederek dinlenirim ve her zaman Tanri’nin dikkatinde güvendeyim. Ancak, bazen, beni korku sarar ve Basmelek Mikail’i veya Basmelek Uriel’i çagiririm.
30. Iyi ya da kötü seylerin habercileri, vizyonlar, “illüzyonlar”, rakamlar ve semboller : bunlari görmenin sizin için spiritüel önemi vardir. Rakamlarin farkindaliginizda nasil eszamanli olarak ortaya çiktigina dikkat edin. Eger bakmak için zaman ayirirsaniz her seyin bir mesaji vardir. “Mesajlar alma” deneyiminden hoslaniyorum.
31. Artan bütünlük : Sizin için gerçeginizi arama ve konusma zamani oldugunu kavrarsiniz. Aniden daha gerçek, içten, orijinal olmak, daha kendiniz olmak sizin için önemli görünür. Geçmiste memnun etmeye çalistiginiz insanlara “hayir” demek zorunda kalabilirsiniz. Kim oldugunuzu desteklemeyen bir evlilikte, iste veya yerde durmayi çekilmez bulabilirsiniz. Ayrica, saklanacak hiçbir yer olmadigini, gizleyecek hiçbir sir olmadigini görebilirsiniz. Tüm iliskilerinizde dürüstlük önemli olur.
TAVSIYE : Kalbinizi dinleyin. Eger rehberliginiz size bir seyi yapmamanizi söylerse, eyleme geçin. Bunun gibi, sizi zorlayan seye “evet” demek zorundasiniz. Spiritüel bagimsizlik elde etmek istiyorsaniz suçluluk hissetmeden digerlerini hosnut etmeme riskini almalisiniz.
32. Mevsimlerle ve döngülerle uyum : Mevsimlerle, ayin devreleri ile ve dogal döngülerle daha uyumlu olursunuz. Dogal dünyadaki yerinizin daha çok farkindaligi. Dünya ile güçlü bir baglanti.
33. Elektriksel veya mekanik fonksiyon bozukluklari : Etrafta oldugunuzda lamba ampülü sönüp yanar/titresir, bilgisayar kilitlenir veya radyo karmakarisik olur.
TAVSIYE : Makinenin, cihazin etrafina koruyucu bir isik alani koymasi için meleklerinizi, rehberlerinizi çagirin. Arabanizi mavi isikla çevreleyin.
34. Artan eszamanliliklar ve bir çok küçük mucizeler : Bunlardan daha çogunu arayin.
TAVSIYE : Eszamanli olaylar size dogru yolda olup olmadiginizi veya dogru seçimler yapip yapmadiginizi söyler. Bu ipuçlarini onurlandirin, dogru yoldan çikmis olamazsiniz. Ruh sizinle iletisim kurmak için eszamanliligi kullanir. Bu, günlük mucizeleri deneyimlemeye basladiginizdadir.
35. Artan sezgisel yetenekler ve degisen bilinç durumlari : Birini düsünmek ve aninda ondan haber almak.Daha çok eszamanlilik. Geçmisten modeller veya olaylar ile ilgili ani içgörüler almak. Durugörürlük, beden – disi deneyimler ve diger psisik fenomenler. Yogunlasan hassaslik ve bilis. Kisinin kendi özünün ve digerlerininkinin farkinda olmasi. Meleklere ve Mesih – bilinçliligi enerjilerine kanal olmak.
36. Ruh ile iletisim : Melekler, ruhsal rehberler ve diger ilahi varliklar ile temas kurmak. Gittikçe daha çok insana bu firsatin verildigi görülüyor. Ilham hissetmek ve yazma, resim, fikirler, iletisimler, dans vs. seklinde bilgi indirmek.
37. Her Sey Ile Birlik Hissi : Bu Bütünlügün direkt deneyimi. Askin farkindalik. Tüm yasam için sevgi ve sefkat ile dolup tasma. Her sey için merhametli olma ve kosulsuz sevgi bizi bilinçliligin ve nesenin daha yüksek seviyelerine yükseltir.
38. Nese ve çok büyük mutluluk anlari : Derin sonsuz bir huzur hissi ve asla yalniz olmadiginizi bilme.
39. Entegrasyon : Duygusal, psikolojik, fiziksel ve spiritüel olarak güçlü ve berrak olursunuz. Yüksek Benliginiz ile uyum içinde oldugunuzu hissedersiniz.
40. Amacinizi yasama : Sonunda, dünyaya neden gelmis oldugunuzu bilirsiniz. Yeni ustaliklar ve armaganlar ortaya çikar, özellikle iyilestirici olanlar. Yasam/is deneyimleriniz simdi bir noktada birlesir ve anlam ifade etmeye baslar. Sonunda onlarin hepsini kullanirsiniz.
TAVSIYE : Kalbinizi dinleyin. Tutkunuz sizi gitmeniz gereken yere götürür. İçinize gidin ve Yüksek Benliginize sorun, “Benden ne yapmami bekliyorsun?”. Eszamanliliklari gözleyin
41. Hayvanlara, kayalara ve bitkilere daha yakin hissetme : Bazi insanlar için, hayvanlar simdi davranislarinda daha “insan” görünmektedir. Vahsi hayvanlardan daha az korkuluyor. Bitkiler sevginize ve dikkatinize öncekinden daha çok yanit veriyor. Bazilarinin sizin için mesaji bile olabilir. Kayalar ve taslar hissedebileceginiz enerji yayiyorlar. Bunlarin çogunun sifa verici ve temizleyici özellikleri var.
42. Diger boyutlardaki varliklari görme : Boyutlar arasindaki perde daha ince, bu sasirtici degil.
TAVSIYE : Bagimsizliginizda/hakimiyetinizde kalin. Imgeleyebileceginizden çok daha güçlüsünüz, korkuyu agirlamayin. Eger korkuya kayarsaniz rehberlerinizden yardim isteyin.
43. Kisinin gerçek formunu görmek ve sevdiklerinizi farkli bir yüzle görmek – geçmis yasam veya paralel yasam. Veya onunla karsilasmadan önce birini görme.
44. Düsüncelerin ve isteklerin daha hizli ve etkili tezahür etmesi.
TAVSIYE : Düsüncelerinizi denetleyin. Tüm düsünceleriniz duadir. Istediginiz seye dikkat edin.
45. Sol – beyinin sisli olmasi : Psisik yetenekleriniz, sezgisel bilisiniz, hisleriniz ve sefkatiniz, bedeninizi deneyimleme yetenegi, vizyon görmeniz, ifade ediciliginiz, hepsi sag beyinden çikar. Beynin bu yanini daha tam olarak gelistirmek için, sol beyin biraz isi durdurmak zorundadir. Düzen, organizasyon, yapi, lineer siralama, analiz, degerlendirme, kesinlik, odak, problem – çözme ve matematikler için normal olarak sol – yarimkürenin kapasitesi sag beynimize hükmeder. Sonuçlar hafiza kaybi, sözcükleri yanlis siraya yerlestirme, çok uzun seyleri okumada yetersizlik veya isteksizlik, odaklanma yetersizligi ; biraz önce söylediginiz seyi unutmak ; iletisimin lineer sekillerine sabirsizlik (isitsel veya yazili formatlar) ; bir bosluk hissi, dagilmak ; arastirmaya veya kompleks bilgiye ilgi kaybi ; sözcükler, konusma ve bilgi ile bombardimana tutulma hissi ve yazmaya isteksizlik. Bazen donuk, monoton hissedersiniz ve analize, entelektüel bir tartismaya veya arastirmaya ilginiz olmaz.
Diger taraftan, kendinizi heyecan verici seylere çekilmis bulabilirsiniz : videolar, resimli dergiler, güzel sanat eserleri, filmler, müzik, heykel, resim, insanlarla olma, dans, bahçecilik, yürüyüs ve ifadenin diger devimsel formlari. Spiritüel doygunluk, hatta bilim kurgu arayabilirsiniz.
TAVSIYE : Kalbinize ve beyninizin sag tarafina sizi yönlendirmeleri için izin verirseniz, sol beynin sizi uygun sekilde desteklemek için aktive oldugunu kesfedebilirsiniz. Ve bir gün iyi – dengelenmis ve her iki yari küreyi ustalikla kullaniyor olacagiz.
46. Basdönmesi : Bu, siz topraklanmadiginiz zaman meydana gelir. Belki henüz büyük bir duygusal sorunu temizlediniz ve bedeniniz “daha hafif” duruma ayarlaniyordur.
TAVSIYE : Protein yiyerek kendinizi topraklayin. Herhangi bir yiyecegi kendiniz için dogru veya yanlis yapmayin. Belli bir anda neye ihtiyaciniz oldugunu bilmek için rehberliginizi kullanin. Ayakkabilarinizi çikarin ve ayaklarinizla birkaç dakika çimenlere basin.
47. Düsme, kaza geçirme, kemik kirilmasi : Bedeniniz topraklanmamis veya belki yasaminiz dengede degil. Veya bedeniniz size yavaslamanizi söylüyor, yasaminizin belli yönlerini inceleyin veya belli sorunlari iyilestirin. Her zaman bir mesaj vardir. Ayak bilegimi kirdigimda (iki kere), anladim ki, ayak bilegim basa çikmayi reddettigim seyi kendi üzerine aliyor.
TAVSIYE : Ayakkabilarinizi çikarin ve çimlere basin ; daha iyisi altinizda bir örtü olmadan çimlerin üzerinde yatin. Altinizdaki dünyayi hissedin. Dogaya çikin. Yavaslayin ve dikkatinizi verin. Yaptiginiz seye dikkat edin. Hisleriniz yüzeye çiktiginda onlari hissedin. Simdide kalin. Kendinizi sallantida hissettiginizde kendinizi mavi isik ile çevreleyin.
48. Kalp çarpintilari : Hizli kalp atisi genellikle kalbin açilmasina eslik eder. O sadece kisa bir süre devam eder ve duygusal bir salivermeden sonra kalbin kendini yeniden – ayarladigi anlamina gelir.
TAVSIYE : Gerektigi zaman tıbbi bakim almanizi söyledigimi hatirlayin. Rahatsiz oldugunuz herhangi bir durum için doktorunuza danisin.
49. Hizli saç ve tirnak büyümesi : Bedende daha çok protein kullaniliyor. Bedenimize, saçimizin ne zaman büyüyecegini ve ne zaman büyümeyecegini söyleyemememiz çok kötü degil mi? (Belki yapabiliriz?)
50. Ruh esinizi veya ikiz alevinizi bulma arzusu : Öncekinden daha fazla, en arzu edilir göründügümüze uyan bir iliskiye sahip olabilme fikri.
TAVSIYE : Gerçek su ki, çekmek istedigimiz kisiye benzemeliyiz. Daha “mükemmel” bir esi çekebilmeden önce kendimizi ve tam simdi bulundugumuz yeri sevmek zorundayiz. Is evde baslar. Bunun nasil çalistigi ile ilgili düsüncem : Bu kisi için arzuyu kalbinizde tutun, ama tutkunluk, düskünlük olmadan. Bir gün size daha uygun olan biri ile karsilasacaginizi umun, ancak bunun kim olacagi ve ne zaman olacagi beklentilerini birakin. Kendi yasaminizi temizlemeye ve olmak istediginiz kisi olmaya odaklanin. Simdi mutlu olun. Yasaminizdan zevk alin. O zaman görebilirsiniz....
51. Anilarin yüzeye çikmasi : Bedenin anilari, bastirilmis anilar, geçmis yasamlarin ve/veya paralel yasamlarin imgeleri. Biz iyilesiyoruz ve “benlerimizi” bütünlestiriyoruz, bu nedenle bu deneyimlerin bazilarina sahip olmayi bekleyin.
TAVSIYE : Sadece zihninize geleni yeniden çagirmanin en iyisi oldugunu hatirlayin, kalanini birakin, her seyi ölümüne analiz etmeyin ve hisleriniz yüzeye çikarken onlari hissedin. Rehberlerinizden yardim isteyin.
52. Diger çakra açilmalari :
a. Üçüncü – göz veya alin çakrasi : Alindaki kaslar veya sinirler segirir, sanki üçüncü göz açilmaya çalisiyor gibi. Karincalanma hisleri. Üçüncü gözden, bir isin gibi enerji firlamasini hissetme.
b. Timüs çakrasi : Timüsümde keskin bir agri vardi. Bu agri kalbin açilmasi ve bedene giren yeni enerjilerin islenmesi ile ilgiliydi. Bu noktaya parmagimla hafifçe vurmak çogu zaman yardimci oluyor.
c. El çakralari : Avuçlarin merkezinde artan titresim, sicaklik, enerji dalgalari .
19 Şubat 2012 Pazar
Oldurmanın Püf Noktaları
Oldurma, en basit tabiriyle bir şeyi oluşturma, yaratmadır. Buradaki yaratım yoktan var etme değil, olanı dönüştürmedir. Yani bir tür ruhsal enerji çevrimidir. Ruhumuzdaki potansiyel yaratım enerjisini evrene yansıtarak, evrende değişiklikler yaratmanın sanatıdır.
Hepimiz bunu The Secret’tan artık biliyoruz veya en azından duyuyoruz. Ama ben burada aslında arkadaki dinamikleri ve püf noktaları vermek istiyorum. Çünkü bahsettiğimiz kitap ve bununlala beraber çıkan nice kitaplar, birçoğunu incelemesem de, yeterli püf noktaları vermiyor. Birçoğu rant kazanmaya odaklı olduğu için boş bilgilerle dolu. Halbuki yaratım sanatı, maji ismi altında en eski ezoterik ve okült konulardan biridir. Eğer bu bilgeliği ve sanatı öğreneceksek bunun için new age akımlarından çok, daha eski mistik kültürlerin öğretilerine bakmalıyız. Eğer yeterli bir incelememiz yoksa bu süreç bizim için tehlikeli bile olabilir.“İnan, olsun” kalıbı doğrudur ama eksiktir. İnanıp Ol’durmanın da bir prensipleri, bir mekaniği, ilmi boyutu hatta mühendislik işleyişi vardır. Ol’durmanın gücü, Yaratıcı’nın yarattığı düzenin bir işleyişini kapsar.
Yasalar
Bir şeyleri yaratma yani ol’durmanın arkasında bazı yasalar vardır. Bu yasaları harekete geçiren kilit yasa irade yasasıdır. İrade yasasının tezahürü istemektir ve istemek ile konsantrasyon, bu yasaları aktif hale getiren anahtarlardır. Kısaca şu yasalar ol’durmada işler:
İrade Yasası: Her şey irademiz dâhilinde gerçekleşir ve bizi insan kılan iradedir. İrade, isteği yaratır istek de oldurmanın ana maddesidir. Bu yüzden evreni harekete geçiren irademizdir. İrademiz ne kadar güçlüyse, evrensel değişimleri yaratmak o kadar kolaydır. Bir şeyleri yaratırken başkalarının iradelerine karışmamak oldukça önemlidir, yoksa irade yasasına ters davranmış oluruz ki, bu evrensel düzeyde hoş bir etki yaratmaz.
Çalışma ve teksir yasası: İsteklerimizin olması için yeterli bir enerji eşik değerini geçmeliyiz, bunun için de istekleri oluşturma konusunda ısrarcı olmalıyız ve enerjiyi yoğunlaştırmalıyız.
Külli çekim yasası: İki şeyin birbirini çekmesi veya itmesi olayıdır, yaydığımız düşünceler benzer enerjileri çeker. Benzeşimle birlikte çalışır.
Benzeşim (Sempati) yasası: Ruhsal Dünya da benzerler benzerleri yaratır.
Tedriç yasası: Her şeyin bir aşamalı gelişimi vardır. Haliyle isteklerimiz de evrende belli aşamalarda gerçekleşir, bu yüzden isteklerin gerçekleşmesi için belli bir zaman diliminden bahsedebiliriz.
Tüme- varım (Bumerang) yasası: Her enerji çıktığı kaynağa geri döner. Bu dönüş katlı (üç katı, yedi katı vs.) olarak olabilir.
Parça Bütüne aittir yasası: Parçaya yapılan etki bütünü, bütüne yapılan etki parçayı etkiler.
Buradaki yasaların işleyişi, alttaki aşamaları da tetikler. Bu yüzden önce bu dinamikleri bilmek, püf noktaların işleyişini çözmemize yardımcı olur. (Yasalarla ilgili daha fazla bilgi için bakınız: Varoluşu Sürekli Kılan Kozmik-Evrensel Yasalar ve bakınız: Varoluşu Sürekli Kılan Evrensel Yasalar II).
İstek- Israrcı olma
Bir dileğimizi ne kadar çok ister ve ne kadar çok ona odaklanırsak, evrene yaydığımız enerji de bir o kadar güçlü olacaktır. Bunu telefon sinyaline benzetebiliriz. Eğer telefondaki sinyal düşükse, bir başka kişiyle kesik kesik konuşuruz ve kendimizi zar zor ifade ederiz, buna nazaran sinyal yüksekse sesimiz daha net çıkar. İşte bir şeyi çok istemek ve istekte ısrarcı olmak ilk koşuldur. İstemenin şiddeti, evrene ulaşım sinyalini yükseltir. Bu yüzden en hızlı gerçekleşen şeyler, o sırada en çok ihtiyacımız olanlardır. Bunu hepimiz deneyimleriz. Bir anlığına parasız kalırız, ihtiyacımız vardır, öyle bir gönülden geçiririz ki, mucizevî bir şekilde elimize para geçer. İhtiyacın fazla olması da, o şeyi derinden istememize neden olur. Bu da daha kolay evrene isteği taşır.
Hazırlanış – Düzen
Tedriç ve çalışma-teksir yasasından bahsettik. Anlık düşünceler ve yayılan anlık enerjiler, evrensel dengeden dolayı hemen dağılır. (Buna mühendislikte entropi yasası denir, her şey düzensizliğe doğru gider.) Bu yüzden bir şeyi sadece istemek, o şeyin olması için yeterli değildir. Enerji belli bir süre sonra dağılmaya meyillidir. Lakin her gün düzenli olarak isteğimize konsantre olursak, enerji yoğunlaşacağı için dağılmadan aynı bir enerji topu gibi evrene yollayabiliriz. Bunun için aynı saatte ve periyodik olarak yapmak oldukça önemlidir. Kendimize bir gün veya süreç belirleyelim -mesela 7 gün gibi- ve aynı saatte düzenli olarak çalışmayı yapalım.
İkinci olarak bir dileğin gerçekleşmesi için ne kadar uzun bir ön hazırlık aşaması yaparsak, bir şeyleri gerçekleştirmek o kadar kolaylaşır. Çünkü ön hazırlığa başladığımız anda enerji zaten odaklanmaya başlar, odaklanmış enerjiye isteği yükleyerek göndermek çok daha kolaydır. Ön hazırlıklara örnek vermek gerekirse, bir mum veya tütsü yakabilir, bunun yanı sıra ortamı fiziksel olarak arındırıp temizleyerek, toplayarak, ortamdaki ruhsal enerjiyi de düzenleyebilir, çalışma öncesi banyo yapabiliriz. (abdest almak, enerjiyle arınmak vs.) Bu ön hazırlıklar aynı zamanda çalışmanın ne kadar önemli olduğu mesajını bilinçaltına gönderir ve bizi buna inandırır. Özellikle dileğimizi gerçekleştirmek istediğimiz alanı temizlemek, enerjiyi daha net aktarmamıza yardımcı olur. Çünkü dağınık odalardaki enerjiler de dağınıktır, bu da enerjiyi yoğunlaştırmayı zorlaştırır. Feng shui, bu noktada devreye girer.
İmajinasyon (imgeleme)
Kızılderili bilgeler, “Bir kişiyi ne kadar net imajine ederseniz, o kişiye o kadar kolay şifalandırırsınız.” derler. Aynı şekilde bir şeyi ne kadar net imajine edersek, o şeyi gerçeğe dönüştürmemiz o kadar kolay ve güçlü olur. Bu çok kilit bir noktadır. Haliyle, mesela gerçekleştirmek istediğimiz şeyi bir kâğıda yazdıysak, kâğıdı avucumuzda tutarken, duygularını dahi hissederek dileğin gerçekleştiğini güçlü bir şekilde imajine etmeliyiz. Sonra bu imajinasyonun enerjisini kâğıda aktarmalıyız. Bundan sonra o dilek kâğıdını yakmak, yüklediğimiz enerjiyi serbest bırakmamızı sağlar.
Enerjiyi yükseltmek
İsteğimizi oldurmak için konsantre olurken bir taraftan da enerjimizi yükseltmemiz gerekir. Bunun kullanılan en eski metodu mantra veya zikir kullanmaktır. Önce yavaşça başlanılan mantrayı, git gide daha hızlı söylemeye başlarız. Hızlandıkça enerji yükselir ve enerji tavan yapana yani en yüksek hıza çıkana kadar mantrayı tekrar etmeye devam ederiz. Burada kullanılan mantranın illa Sanskritçe veya Arapça olması gerekmemektedir. Mesela ev istiyorsak “Evim Var”, para istiyorsak “Para bana geliyor” gibi kalıplar da yeterlidir. Eski şamanlar bu enerji yükseltmeyi, dans ile yaparlardı. Dans ederler ve dansı hızlandırırlar, sonra bağırarak, yükselttikleri enerjiyi evrene serbest bırakırlardı
Bir diğer enerji yükseltme yöntemi mantra kullanmadan imajinasyonla ışığı auramıza çekmektir. İlahi ışığı taç çakradan alarak tüm auramıza yayar ve ilahi Olanla bağlantıda olduğumuzu hissederiz. Böylece enerjimiz çalışma için yükselmiş olur.
Başka bir yöntem de çember oluşturmaktır. Bunun için çevremizde hayali çember yaratırız (mavi-beyaz renkte). Daha sonra ellerimizi havaya kaldırır ve “Bu alemle ruhsal alem arasındaki sınırı kaldırıyorum, çemberdeki tüm isteklerim evrende gerçekleşir” diyerek yavaşça elleri indirirken bir sis perdesini araladığımızı imgeleriz. Böylece yarattığımız sınırlı enerji alanında evrenle bağlantı sağlayacak güçlü bir ilahi mabet yaratmış oluruz. Bu yöntemi yapacaksak, çemberi hep aynı yerde açmanın faydası vardır.
Kelam
Yaratıcı “Ol” demiş ve Evren yaratılma sürecine girmiştir. Özellikle “OL” dendiğinin vurgulanması yani bu emrin ses enerjisi olarak verildiği ifadesi tesadüf değildir. Burada pek tabi ki gizli bir bilgi vardır. Fizik öğretmenim Nuray Hoca, her zaman “Sözler, evrene vurulan mühürlerdir” derdi bana. Gerçekten de bir şeyi sesli olarak kelimelere dökmek yani süptil düşünceleri, daha fiziksel enerji olan ses enerjisine dönüştürmek, bir şeyleri ol’durmayı kolaylaştırmaktadır. O yüzden bir şeyleri dilerken bunları sesli dilemek, enerjinin gerçekleşmesini kolaylaştıracaktır. Aynı şekilde olumsuz şeylerin de sesli söylendiğinde daha çabuk başımıza geldiğini fark etmişizdir. Bu yüzden ne söylediğimize çok dikkat etmeliyiz.
Enerjiyi Serbest bırakmak
En kritik nokta burasıdır. Birçok insanın isteklerinin gerçekleşmemesinin tek sebebi enerjiyi serbest bırakmayı atlamalarıdır. Israrcı olduktan, dileği dileyip, enerjiyi yükselttikten sonra, bir anlığa isteğimize dair hiçbir şeyi umursamamak, bir hiçlik duygu durumuna geçmek durumundayızdır. Böylece yaydığımız ve odakladığımız enerjiyi serbest bırakırız. Eğer gerçekleşmesini istediğimiz dileğe çok fazla odaklanırsak, enerji akışını tıkarız ve dileğimiz evrene ulaşmaz. İsteğimize odaklanmalı ama buna bağlı ve bağımlı olmamalıyız, böylece enerjinin ve dileğin akmasına izin verebiliriz. Bu aynı su hortumunun üzerine basmak gibidir ve bu da suyun akışını engeller. İstedikten, odakladıktan sonra tam bir güvenle gerisini evrene bırakmalıyız ve daha fazla (ta ki ertesi gün çalışmayı tekrarlayana kadar) o isteğe odaklanmamalıyız.
Eğer mantra kullanıyorsak, bunu bir bitiriş cümlesiyle yaparız. “Öyle Olsun!” “Dileğim Gerçekleşti” gibi bir niyetle bağırarak son noktayı koyar ve enerjiyi bırakırız. Bu üzerimizde ki yoğun enerjiyi atmak gibidir. Eğer kâğıda enerji yüklediysek, enerjiyi serbest bırakmak için dilek kâğıdını yakmalıyız.
Saf niyet-şüphesizlik- Sessizlik
Dileği dilerken ve diledikten sonra olabildiğince saf bir niyete sahip olmalı ve şüphe gibi kötü titreşimli enerjilerden uzak durmalıyız. Onun gerçekleşeceğine dair tam bir güvene sahip olmalıyız. “Gerçekleşecek mi acaba?”, “Ne zaman gerçekleşir?”, “Olursa hayırlı olmaz mı?” Gibi soru işaretleri ve gerçekleşeceğine dair şüpheler, yaydığımız enerjiyi kesintiye uğratır ve evrene zıt bir enerji gönderir. Bu şüpheler evren için,“Evet ben bunu istedim ama bir tarafım istemiyor” demektir. Bu da gerçekleşmesini engeller ve enerjilere set koyar. Bu yüzden hiçbir şüphe olmaksızın, saf niyetle istemeliyiz.
Eski gelenekler, bir diğer önemli noktanın, dileğimiz gerçekleşene kadar sessiz kalmak olduğunu söylerler. Dilediğiniz bir şeyi ve çalışmayı insanlara söylemek, enerjinin akışını kirletir. Bu yüzden sessizlikle, dileğinizi kutsayın ve gerçekleşene kadar bu konuyla ilgili enerjiyi kirletecek yorumlar yapmaktan sakının. Başkalarına söylemeniz ve başkalarının konuyla ilgili yorumları da enerjileri kirletecektir.
Bütünün Hayrı
Her daim çalışmayı yaparken “bütünün hayrına” demeyi unutmayın. Bir şeyleri ol’dururken bir denge süreci vardır. Hayırlı olanı ol’dumak için “bütünün hayrına” diye niyetlenin ve sonra evrene tam olarak güvenin sahip olun. Bütünün hayrına derken içinizde şüphe veya korku olmasın, bunun yerine tam bir teslimiyet duygusu sizi sarsın. Zaten bütünün hayrına diyerek, hayırlı olmayacak enerjileri engellemiş oluruz. Öte taraftan dileğimiz gerçekleşmezse, bunda bir hayır olduğunu bilmeli ve önümüze bakmalıyız.
Eğer bu püf noktaları, isteklerinizi gerçekleştirme konusunda takip ederseniz, dileklerinizin daha kolay gerçekleştiğine şahit olabilirsiniz. Bunları her tür dilek çalışmanızda (The Secret, Reiki, Dilek kâğıtları vs.) kullanabilirsiniz. İçinde olduğumuz dönem zaten Spiritüel anlamda dileklerimizin daha hızlı gerçekleştiği bir dönemdir. Haliyle bunlar bizim süreci daha iyi kontrol etmemizi sağlar. Bir sonraki sayıda, bu püf noktaları kullanarak yapılacak bazı dilek çalışmalarını vereceğim. Tüm dileklerinizin, bütünün hayrına, gerçekleşmesi dileğimle…
Efe Elmaz ...İndigo Dergisi
Hepimiz bunu The Secret’tan artık biliyoruz veya en azından duyuyoruz. Ama ben burada aslında arkadaki dinamikleri ve püf noktaları vermek istiyorum. Çünkü bahsettiğimiz kitap ve bununlala beraber çıkan nice kitaplar, birçoğunu incelemesem de, yeterli püf noktaları vermiyor. Birçoğu rant kazanmaya odaklı olduğu için boş bilgilerle dolu. Halbuki yaratım sanatı, maji ismi altında en eski ezoterik ve okült konulardan biridir. Eğer bu bilgeliği ve sanatı öğreneceksek bunun için new age akımlarından çok, daha eski mistik kültürlerin öğretilerine bakmalıyız. Eğer yeterli bir incelememiz yoksa bu süreç bizim için tehlikeli bile olabilir.“İnan, olsun” kalıbı doğrudur ama eksiktir. İnanıp Ol’durmanın da bir prensipleri, bir mekaniği, ilmi boyutu hatta mühendislik işleyişi vardır. Ol’durmanın gücü, Yaratıcı’nın yarattığı düzenin bir işleyişini kapsar.
Yasalar
Bir şeyleri yaratma yani ol’durmanın arkasında bazı yasalar vardır. Bu yasaları harekete geçiren kilit yasa irade yasasıdır. İrade yasasının tezahürü istemektir ve istemek ile konsantrasyon, bu yasaları aktif hale getiren anahtarlardır. Kısaca şu yasalar ol’durmada işler:
İrade Yasası: Her şey irademiz dâhilinde gerçekleşir ve bizi insan kılan iradedir. İrade, isteği yaratır istek de oldurmanın ana maddesidir. Bu yüzden evreni harekete geçiren irademizdir. İrademiz ne kadar güçlüyse, evrensel değişimleri yaratmak o kadar kolaydır. Bir şeyleri yaratırken başkalarının iradelerine karışmamak oldukça önemlidir, yoksa irade yasasına ters davranmış oluruz ki, bu evrensel düzeyde hoş bir etki yaratmaz.
Çalışma ve teksir yasası: İsteklerimizin olması için yeterli bir enerji eşik değerini geçmeliyiz, bunun için de istekleri oluşturma konusunda ısrarcı olmalıyız ve enerjiyi yoğunlaştırmalıyız.
Külli çekim yasası: İki şeyin birbirini çekmesi veya itmesi olayıdır, yaydığımız düşünceler benzer enerjileri çeker. Benzeşimle birlikte çalışır.
Benzeşim (Sempati) yasası: Ruhsal Dünya da benzerler benzerleri yaratır.
Tedriç yasası: Her şeyin bir aşamalı gelişimi vardır. Haliyle isteklerimiz de evrende belli aşamalarda gerçekleşir, bu yüzden isteklerin gerçekleşmesi için belli bir zaman diliminden bahsedebiliriz.
Tüme- varım (Bumerang) yasası: Her enerji çıktığı kaynağa geri döner. Bu dönüş katlı (üç katı, yedi katı vs.) olarak olabilir.
Parça Bütüne aittir yasası: Parçaya yapılan etki bütünü, bütüne yapılan etki parçayı etkiler.
Buradaki yasaların işleyişi, alttaki aşamaları da tetikler. Bu yüzden önce bu dinamikleri bilmek, püf noktaların işleyişini çözmemize yardımcı olur. (Yasalarla ilgili daha fazla bilgi için bakınız: Varoluşu Sürekli Kılan Kozmik-Evrensel Yasalar ve bakınız: Varoluşu Sürekli Kılan Evrensel Yasalar II).
İstek- Israrcı olma
Bir dileğimizi ne kadar çok ister ve ne kadar çok ona odaklanırsak, evrene yaydığımız enerji de bir o kadar güçlü olacaktır. Bunu telefon sinyaline benzetebiliriz. Eğer telefondaki sinyal düşükse, bir başka kişiyle kesik kesik konuşuruz ve kendimizi zar zor ifade ederiz, buna nazaran sinyal yüksekse sesimiz daha net çıkar. İşte bir şeyi çok istemek ve istekte ısrarcı olmak ilk koşuldur. İstemenin şiddeti, evrene ulaşım sinyalini yükseltir. Bu yüzden en hızlı gerçekleşen şeyler, o sırada en çok ihtiyacımız olanlardır. Bunu hepimiz deneyimleriz. Bir anlığına parasız kalırız, ihtiyacımız vardır, öyle bir gönülden geçiririz ki, mucizevî bir şekilde elimize para geçer. İhtiyacın fazla olması da, o şeyi derinden istememize neden olur. Bu da daha kolay evrene isteği taşır.
Hazırlanış – Düzen
Tedriç ve çalışma-teksir yasasından bahsettik. Anlık düşünceler ve yayılan anlık enerjiler, evrensel dengeden dolayı hemen dağılır. (Buna mühendislikte entropi yasası denir, her şey düzensizliğe doğru gider.) Bu yüzden bir şeyi sadece istemek, o şeyin olması için yeterli değildir. Enerji belli bir süre sonra dağılmaya meyillidir. Lakin her gün düzenli olarak isteğimize konsantre olursak, enerji yoğunlaşacağı için dağılmadan aynı bir enerji topu gibi evrene yollayabiliriz. Bunun için aynı saatte ve periyodik olarak yapmak oldukça önemlidir. Kendimize bir gün veya süreç belirleyelim -mesela 7 gün gibi- ve aynı saatte düzenli olarak çalışmayı yapalım.
İkinci olarak bir dileğin gerçekleşmesi için ne kadar uzun bir ön hazırlık aşaması yaparsak, bir şeyleri gerçekleştirmek o kadar kolaylaşır. Çünkü ön hazırlığa başladığımız anda enerji zaten odaklanmaya başlar, odaklanmış enerjiye isteği yükleyerek göndermek çok daha kolaydır. Ön hazırlıklara örnek vermek gerekirse, bir mum veya tütsü yakabilir, bunun yanı sıra ortamı fiziksel olarak arındırıp temizleyerek, toplayarak, ortamdaki ruhsal enerjiyi de düzenleyebilir, çalışma öncesi banyo yapabiliriz. (abdest almak, enerjiyle arınmak vs.) Bu ön hazırlıklar aynı zamanda çalışmanın ne kadar önemli olduğu mesajını bilinçaltına gönderir ve bizi buna inandırır. Özellikle dileğimizi gerçekleştirmek istediğimiz alanı temizlemek, enerjiyi daha net aktarmamıza yardımcı olur. Çünkü dağınık odalardaki enerjiler de dağınıktır, bu da enerjiyi yoğunlaştırmayı zorlaştırır. Feng shui, bu noktada devreye girer.
İmajinasyon (imgeleme)
Kızılderili bilgeler, “Bir kişiyi ne kadar net imajine ederseniz, o kişiye o kadar kolay şifalandırırsınız.” derler. Aynı şekilde bir şeyi ne kadar net imajine edersek, o şeyi gerçeğe dönüştürmemiz o kadar kolay ve güçlü olur. Bu çok kilit bir noktadır. Haliyle, mesela gerçekleştirmek istediğimiz şeyi bir kâğıda yazdıysak, kâğıdı avucumuzda tutarken, duygularını dahi hissederek dileğin gerçekleştiğini güçlü bir şekilde imajine etmeliyiz. Sonra bu imajinasyonun enerjisini kâğıda aktarmalıyız. Bundan sonra o dilek kâğıdını yakmak, yüklediğimiz enerjiyi serbest bırakmamızı sağlar.
Enerjiyi yükseltmek
İsteğimizi oldurmak için konsantre olurken bir taraftan da enerjimizi yükseltmemiz gerekir. Bunun kullanılan en eski metodu mantra veya zikir kullanmaktır. Önce yavaşça başlanılan mantrayı, git gide daha hızlı söylemeye başlarız. Hızlandıkça enerji yükselir ve enerji tavan yapana yani en yüksek hıza çıkana kadar mantrayı tekrar etmeye devam ederiz. Burada kullanılan mantranın illa Sanskritçe veya Arapça olması gerekmemektedir. Mesela ev istiyorsak “Evim Var”, para istiyorsak “Para bana geliyor” gibi kalıplar da yeterlidir. Eski şamanlar bu enerji yükseltmeyi, dans ile yaparlardı. Dans ederler ve dansı hızlandırırlar, sonra bağırarak, yükselttikleri enerjiyi evrene serbest bırakırlardı
Bir diğer enerji yükseltme yöntemi mantra kullanmadan imajinasyonla ışığı auramıza çekmektir. İlahi ışığı taç çakradan alarak tüm auramıza yayar ve ilahi Olanla bağlantıda olduğumuzu hissederiz. Böylece enerjimiz çalışma için yükselmiş olur.
Başka bir yöntem de çember oluşturmaktır. Bunun için çevremizde hayali çember yaratırız (mavi-beyaz renkte). Daha sonra ellerimizi havaya kaldırır ve “Bu alemle ruhsal alem arasındaki sınırı kaldırıyorum, çemberdeki tüm isteklerim evrende gerçekleşir” diyerek yavaşça elleri indirirken bir sis perdesini araladığımızı imgeleriz. Böylece yarattığımız sınırlı enerji alanında evrenle bağlantı sağlayacak güçlü bir ilahi mabet yaratmış oluruz. Bu yöntemi yapacaksak, çemberi hep aynı yerde açmanın faydası vardır.
Kelam
Yaratıcı “Ol” demiş ve Evren yaratılma sürecine girmiştir. Özellikle “OL” dendiğinin vurgulanması yani bu emrin ses enerjisi olarak verildiği ifadesi tesadüf değildir. Burada pek tabi ki gizli bir bilgi vardır. Fizik öğretmenim Nuray Hoca, her zaman “Sözler, evrene vurulan mühürlerdir” derdi bana. Gerçekten de bir şeyi sesli olarak kelimelere dökmek yani süptil düşünceleri, daha fiziksel enerji olan ses enerjisine dönüştürmek, bir şeyleri ol’durmayı kolaylaştırmaktadır. O yüzden bir şeyleri dilerken bunları sesli dilemek, enerjinin gerçekleşmesini kolaylaştıracaktır. Aynı şekilde olumsuz şeylerin de sesli söylendiğinde daha çabuk başımıza geldiğini fark etmişizdir. Bu yüzden ne söylediğimize çok dikkat etmeliyiz.
Enerjiyi Serbest bırakmak
En kritik nokta burasıdır. Birçok insanın isteklerinin gerçekleşmemesinin tek sebebi enerjiyi serbest bırakmayı atlamalarıdır. Israrcı olduktan, dileği dileyip, enerjiyi yükselttikten sonra, bir anlığa isteğimize dair hiçbir şeyi umursamamak, bir hiçlik duygu durumuna geçmek durumundayızdır. Böylece yaydığımız ve odakladığımız enerjiyi serbest bırakırız. Eğer gerçekleşmesini istediğimiz dileğe çok fazla odaklanırsak, enerji akışını tıkarız ve dileğimiz evrene ulaşmaz. İsteğimize odaklanmalı ama buna bağlı ve bağımlı olmamalıyız, böylece enerjinin ve dileğin akmasına izin verebiliriz. Bu aynı su hortumunun üzerine basmak gibidir ve bu da suyun akışını engeller. İstedikten, odakladıktan sonra tam bir güvenle gerisini evrene bırakmalıyız ve daha fazla (ta ki ertesi gün çalışmayı tekrarlayana kadar) o isteğe odaklanmamalıyız.
Eğer mantra kullanıyorsak, bunu bir bitiriş cümlesiyle yaparız. “Öyle Olsun!” “Dileğim Gerçekleşti” gibi bir niyetle bağırarak son noktayı koyar ve enerjiyi bırakırız. Bu üzerimizde ki yoğun enerjiyi atmak gibidir. Eğer kâğıda enerji yüklediysek, enerjiyi serbest bırakmak için dilek kâğıdını yakmalıyız.
Saf niyet-şüphesizlik- Sessizlik
Dileği dilerken ve diledikten sonra olabildiğince saf bir niyete sahip olmalı ve şüphe gibi kötü titreşimli enerjilerden uzak durmalıyız. Onun gerçekleşeceğine dair tam bir güvene sahip olmalıyız. “Gerçekleşecek mi acaba?”, “Ne zaman gerçekleşir?”, “Olursa hayırlı olmaz mı?” Gibi soru işaretleri ve gerçekleşeceğine dair şüpheler, yaydığımız enerjiyi kesintiye uğratır ve evrene zıt bir enerji gönderir. Bu şüpheler evren için,“Evet ben bunu istedim ama bir tarafım istemiyor” demektir. Bu da gerçekleşmesini engeller ve enerjilere set koyar. Bu yüzden hiçbir şüphe olmaksızın, saf niyetle istemeliyiz.
Eski gelenekler, bir diğer önemli noktanın, dileğimiz gerçekleşene kadar sessiz kalmak olduğunu söylerler. Dilediğiniz bir şeyi ve çalışmayı insanlara söylemek, enerjinin akışını kirletir. Bu yüzden sessizlikle, dileğinizi kutsayın ve gerçekleşene kadar bu konuyla ilgili enerjiyi kirletecek yorumlar yapmaktan sakının. Başkalarına söylemeniz ve başkalarının konuyla ilgili yorumları da enerjileri kirletecektir.
Bütünün Hayrı
Her daim çalışmayı yaparken “bütünün hayrına” demeyi unutmayın. Bir şeyleri ol’dururken bir denge süreci vardır. Hayırlı olanı ol’dumak için “bütünün hayrına” diye niyetlenin ve sonra evrene tam olarak güvenin sahip olun. Bütünün hayrına derken içinizde şüphe veya korku olmasın, bunun yerine tam bir teslimiyet duygusu sizi sarsın. Zaten bütünün hayrına diyerek, hayırlı olmayacak enerjileri engellemiş oluruz. Öte taraftan dileğimiz gerçekleşmezse, bunda bir hayır olduğunu bilmeli ve önümüze bakmalıyız.
Eğer bu püf noktaları, isteklerinizi gerçekleştirme konusunda takip ederseniz, dileklerinizin daha kolay gerçekleştiğine şahit olabilirsiniz. Bunları her tür dilek çalışmanızda (The Secret, Reiki, Dilek kâğıtları vs.) kullanabilirsiniz. İçinde olduğumuz dönem zaten Spiritüel anlamda dileklerimizin daha hızlı gerçekleştiği bir dönemdir. Haliyle bunlar bizim süreci daha iyi kontrol etmemizi sağlar. Bir sonraki sayıda, bu püf noktaları kullanarak yapılacak bazı dilek çalışmalarını vereceğim. Tüm dileklerinizin, bütünün hayrına, gerçekleşmesi dileğimle…
Efe Elmaz ...İndigo Dergisi
17 Şubat 2012 Cuma
ENERJİ KANCALARI
KADIN VE ERKEK ARASINDA CİNSEL İLİŞKİ YOLUYLA ATILAN VE KESİLMEDİĞİ SÜRECE BİZLERİ BİR ÖMÜR BOYU ETKİLEYEN ENERJİ KANCALARI.
by Mehmet Şen on Thursday, 9 December 2010 at 14:53 ·
İnsanlarla ilişki kurmaya başladığımız anda birbirimizle eneri bağları oluştururuz. Bu görünmez bağlara, ben kanca adını veriyorum. Ve kancalar yoluyla birbirimizden beslenmeye başlarız.
Bizler sadece fiziksel bedenlerimizden ibaret değiliz. Vücudumuzun etrafında bir de enerji alanı vardır. Burası tıpkı ikinci bir beden gibi, etrafımızı sarar ve bize yaşam sevinci verir. Enerji alanını, fiziksel bedenimizi saran bir balona da benzetebiliriz. Bu alanda bulunan enerji, kişiye özgüdür. Herkesinki farklıdır, çünkü kişinin duygu ve düşünceleri, korkuları, endişeleri önyargıları, ya da yaşam şekli ile biçimlenmeye başlar.
İki insanın ilişki kurmaya başlamasından itibaren enerji alanları arasında gözle görünmeyen bir bağ oluşur. Örneğin, bir aşk ilişkisi yaşamaya başlayan kadın ve erkek arasındaki enerji balonları, görünmeyen kancalarla birbirine bağlanır. İşte o dakikadan itibaren, artık iki kişinin duyguları, düşünceleri, korkuları birbirine akmaya başlar.
Kancalar, en kolay seks ilişkisinde oluşur.
İki kişi bedenlerini birbirine açtığı andan itibaren, duygusal yapıları birbirlerine akmaya başlar. Çünkü o enerji alanları, korkular, endişeler, hatta yaşam dersleri ve bilinçaltı kalıplarının verdiği huzursuzluklardan oluşmaktadır. Aynı şekilde, olumlu duygular, sevinç ve yaşam enerjisi de birbirine karışmaya başlar. Çok uzun birliktelik yaşayan çiftlerin, zaman içinde birbirlerine benzerlik göstermeye başlamaları dikkatinizi çekmiştir. İşte sırf bu yüzden, vücudumuzu kime açtığımız konusunda çok dikkatlı olmalıyız.
İki kişi birbiriyle ilişkiye girdiği andan itibaren, enerji alışverişi başlar. Birbirlerine akıttıkları sevgi de bu kancalar yoluyla iletilir. Birbirine sevgi ve olumlu duygular hissettiren kişiler, karşısındakinin enerji alanını besler ve zenginleştirir. Ona ne kadar değerli olduğunu hissettirir. Böylece kök korkularımızdan biri olan başkaları tarafından onaylanma ihtiyacımız, değersizlik duygumuz yok olur ve dengeli bir insan haline geliriz.
Ama ne yazık ki, insanlar bu dengeyi başkalarından aldıkları enerjiyle değil, kendi başlarına kurabilmek zorundadırlar. Bir çok insan hayal edin. Herkesin birbiriyle ilişkisi olduğu için, arada pek çok kanca oluşacaktir. Bu insanlar birbirlerinden beslenmeye devam ederler. Buna yatay beslenme adı veriyoruz. Bu tarz beslenme, bizi başkalarına bağımlı kılar. Sevgilimize, kocamıza, çocuklarımıza, anne ve babalarımıza, bazı arkadaşlarımıza kendimizi bağımlı hissederiz. Artık onların sürekli bizi desteklemesini bekleriz. Bunu yapmadıkları zaman öfkeleniriz. Kırılırız. Hatta kimi zaman onların bizi beslemeye devam etmelerini sağlayabilmek için farkında olmadan duygusal oyunlar oynariz. Özellikle kontrolcü yapıya sahip kişiliklerde, bu tarz oyunlar daha belirgin olur.
Sevgilime bağımlı oldum.
Örneğin, bir kadın ve erkek birbirlerine aşık olurlar. Aşkın ilk günlerinde erkek kadını sık sık arar. Kadın bundan beslenmeye başlar. Erkeğin iltifatları, ilişkiyi rayına oturtana kadar onu el üstünde tutması, kadındaki değersizlik duygusunu azalttığı için oluşan kanca görevini yapmaya başlar. Artık kadın bu yoğun ilgiden beslenmeye başlamıştır ve eğer hayatında değer duygusunu artırabilecek başka alanlar yoksa, bir tür bağımlılık geliştirir. Bu tıpkı uyuşturucu almaya başlamak gibi birşeydir.
Daha sonra erkek ilgisini yavaşlatmaya başlar. Bu hem erkeklerin hem de ilişkinin doğasında vardır. Erkek ilgisini normal boyutlara indirirken, kadın sebepsizce acı çekmeye başlar. Sürekli ilişkinin nereye gittiğini düşünür. Endişelenir. Üzülür.
Olumsuz duygu ve düşünceler başladığı andan itibaren, artık kanca ters yönde işlemeye başlamış, erkek kadının enerjisinden beslenir olmuştur. Kadının enerji alanı yavaş yavaş küçülürken, erkeğinki büyümeye başlar.
Aslında bundan kötü bir taraf yoktur. Hem kadın hem de erkek, bunu bilinçsizce yaparlar. Birbirini besleyebilmek çok güzel bir duygudur. Ama, çoklukla insanlar arasında bunun tersi de yaşanır. Birbirinin yaşam enerjisini çalan insanlar vardır. Üstelik enerji çaldıklarının farkında değillerdir, ama sonuçta kendilerini iyi hissedeceklerini bilirler. Karşısındakinin ruhsal ve duygusal durumunun ne olacağına aldırış etmezler.
Enerji vampirlerinin pek çok yöntemleri vardır.
Bunların en bilineni, karşısındaki kişiyi suçlu hissettirmektir. Bunun için bir insan diğerine bağırabilir, aşağılayabilir, alay edebilir, ya da kendisini acındırabilir. Sonuçta karşısındaki kişi kendisini suçlu hissederse yaşam enerjisi çalınacak, kendisini güçsüz ve yeteneksiz hissedecektir.
Bir başka yöntem, karşımızdaki insana sessiz ve mesafeli durmak, duygularımızı saklamaktır. Mesafeli durduğumuz zaman, karşımızdaki insan bizim ne hissettiğimizi ve düşündüğümüzü bilemez ve endişeye kapılır. Endişe ve huzursuzluk, yaşam enerjimizin karşımızdaki kişiye geçmesini sağlar.
Karşımızdaki insana aşırı sevgi vermek ve bunun karşılığını beklemek de bir çeşit enerji vampirliğidir. Kontrolcu kişiliklerin baş vurduğu bu yöntem, anne çocuk ilişkilerinde ya da karı koca ilişkilerinde sıklıkla yaşanır.
Sonuçta, karşımızdaki kişiye olumsuz duygular yaşatıyorsak, onun yaşam enerjisini çalıyoruz demektir. Peki, yaşam enerjimiz çalındığı zaman ne olur?
Genelde, yaşam enerjimiz küçüldüğünde, yaşamdan zevk alamayız. Günlük işlerimizi yapamaz hale geliriz, çünkü en ufak bir iş bile bize külfet gibi görünür. Sürekli bir can sıkıntısı duyarız. Yüreğimizde, sebebini bilmediğimiz bir ağırlık oluşur. Toleransımız azalır. Bir gün önce başkalarına dağıtacak sevgimiz varken, bir anda kendimizi dibe vurmuş gibi, sanki derin bir kuyuya inmiş gibi hissederiz. Artık başkalarına sevgi vermek yerine, onlardan beslenmeye çalışırız.
Bütün bu yaşanan olumsuzluklara rağmen, kancalar sağlıklıdır ve insanların birbirine sevgi akıtabilmeleri için oluşurlar. Bu konuda neler yapılabileceğini, AŞK başlığı altındaki yazımda bulabilirsiniz.
Dikey Beslenmek
İnsanların başkalarına bağımlılık geliştirmemeleri, ve başkalarından enerji çalacak yöntemlere başvurmamaları için, dikey beslenmeyi öğrenmeleri gereklidir.
Her insanın ruhu, çeşitli zenginliklerle doludur. Bu zenginlikleri, yaratıcılık alanlarımızı keşfederek bulabiliriz. Örneğin, bir ressam, resim yaparken kendisinden beslenir. Çünkü o sırada ruhundaki zenginlikleri ifade etme fırsatını bulmuştur. New York'ta yaşarken bir kanser hastamın takı yapmaktan hoşlandığını keşfetmiş ve kendisine her gün en az 1 saat bu işle uğraşmasını tavsiye etmiştim. Kendisine çok iyi gelmiş, adeta duygusal ve ruhsal bir terapi gibi iş görmüştü.
İnsanların kendilerini hiç korkusuzca, olduğu gibi ifade edebilmeleri, en büyük güç kaynağıdir. Bu, herkese tarif edilemez bir mutluluk ve doyum verir. Hayatımızda hobilerin yer alması, iste bu yüzden önemlidir. Dikey beslendiğimiz sürece, ne başkalarına bağımlı yaşarız ne de yaşam enerjimizi çaldırırız.
En önemlisi de, hayatta verdiğimiz önemli kararlar hatalı olmaz. Doğru karar verebilmek için bağımsız ve mutlu olmalıyız. Özgür bir zihne ve duygusal yapıya sahip olmalıyız. Hiçbir şeyden korkumuz olmamali. Başkalarını kaybetme korkusu, bağımlılıklarımızın ardındaki kök korkudur. Bilinçaltımızın derinliklerinde kaybetme korkusu olduğu müddetçe sağlıklı kararlar alıp uygulayabilmemiz hemen hemen imkansız gibidir.
Gelin özgürlüğümüzü ele alalımİlişkilerimizde kuvvetli taraf biz olalım
Bizler sadece fiziksel bedenlerimizden ibaret değiliz. Vücudumuzun etrafında bir de enerji alanı vardır. Burası tıpkı ikinci bir beden gibi, etrafımızı sarar ve bize yaşam sevinci verir. Enerji alanını, fiziksel bedenimizi saran bir balona da benzetebiliriz. Bu alanda bulunan enerji, kişiye özgüdür. Herkesinki farklıdır, çünkü kişinin duygu ve düşünceleri, korkuları, endişeleri önyargıları, ya da yaşam şekli ile biçimlenmeye başlar.
İki insanın ilişki kurmaya başlamasından itibaren enerji alanları arasında gözle görünmeyen bir bağ oluşur. Örneğin, bir aşk ilişkisi yaşamaya başlayan kadın ve erkek arasındaki enerji balonları, görünmeyen kancalarla birbirine bağlanır. İşte o dakikadan itibaren, artık iki kişinin duyguları, düşünceleri, korkuları birbirine akmaya başlar.
Kancalar, en kolay seks ilişkisinde oluşur.
İki kişi bedenlerini birbirine açtığı andan itibaren, duygusal yapıları birbirlerine akmaya başlar. Çünkü o enerji alanları, korkular, endişeler, hatta yaşam dersleri ve bilinçaltı kalıplarının verdiği huzursuzluklardan oluşmaktadır. Aynı şekilde, olumlu duygular, sevinç ve yaşam enerjisi de birbirine karışmaya başlar. Çok uzun birliktelik yaşayan çiftlerin, zaman içinde birbirlerine benzerlik göstermeye başlamaları dikkatinizi çekmiştir. İşte sırf bu yüzden, vücudumuzu kime açtığımız konusunda çok dikkatlı olmalıyız.
İki kişi birbiriyle ilişkiye girdiği andan itibaren, enerji alışverişi başlar. Birbirlerine akıttıkları sevgi de bu kancalar yoluyla iletilir. Birbirine sevgi ve olumlu duygular hissettiren kişiler, karşısındakinin enerji alanını besler ve zenginleştirir. Ona ne kadar değerli olduğunu hissettirir. Böylece kök korkularımızdan biri olan başkaları tarafından onaylanma ihtiyacımız, değersizlik duygumuz yok olur ve dengeli bir insan haline geliriz.
Ama ne yazık ki, insanlar bu dengeyi başkalarından aldıkları enerjiyle değil, kendi başlarına kurabilmek zorundadırlar. Bir çok insan hayal edin. Herkesin birbiriyle ilişkisi olduğu için, arada pek çok kanca oluşacaktir. Bu insanlar birbirlerinden beslenmeye devam ederler. Buna yatay beslenme adı veriyoruz. Bu tarz beslenme, bizi başkalarına bağımlı kılar. Sevgilimize, kocamıza, çocuklarımıza, anne ve babalarımıza, bazı arkadaşlarımıza kendimizi bağımlı hissederiz. Artık onların sürekli bizi desteklemesini bekleriz. Bunu yapmadıkları zaman öfkeleniriz. Kırılırız. Hatta kimi zaman onların bizi beslemeye devam etmelerini sağlayabilmek için farkında olmadan duygusal oyunlar oynariz. Özellikle kontrolcü yapıya sahip kişiliklerde, bu tarz oyunlar daha belirgin olur.
Sevgilime bağımlı oldum.
Örneğin, bir kadın ve erkek birbirlerine aşık olurlar. Aşkın ilk günlerinde erkek kadını sık sık arar. Kadın bundan beslenmeye başlar. Erkeğin iltifatları, ilişkiyi rayına oturtana kadar onu el üstünde tutması, kadındaki değersizlik duygusunu azalttığı için oluşan kanca görevini yapmaya başlar. Artık kadın bu yoğun ilgiden beslenmeye başlamıştır ve eğer hayatında değer duygusunu artırabilecek başka alanlar yoksa, bir tür bağımlılık geliştirir. Bu tıpkı uyuşturucu almaya başlamak gibi birşeydir.
Daha sonra erkek ilgisini yavaşlatmaya başlar. Bu hem erkeklerin hem de ilişkinin doğasında vardır. Erkek ilgisini normal boyutlara indirirken, kadın sebepsizce acı çekmeye başlar. Sürekli ilişkinin nereye gittiğini düşünür. Endişelenir. Üzülür.
Olumsuz duygu ve düşünceler başladığı andan itibaren, artık kanca ters yönde işlemeye başlamış, erkek kadının enerjisinden beslenir olmuştur. Kadının enerji alanı yavaş yavaş küçülürken, erkeğinki büyümeye başlar.
Aslında bundan kötü bir taraf yoktur. Hem kadın hem de erkek, bunu bilinçsizce yaparlar. Birbirini besleyebilmek çok güzel bir duygudur. Ama, çoklukla insanlar arasında bunun tersi de yaşanır. Birbirinin yaşam enerjisini çalan insanlar vardır. Üstelik enerji çaldıklarının farkında değillerdir, ama sonuçta kendilerini iyi hissedeceklerini bilirler. Karşısındakinin ruhsal ve duygusal durumunun ne olacağına aldırış etmezler.
Enerji vampirlerinin pek çok yöntemleri vardır.
Bunların en bilineni, karşısındaki kişiyi suçlu hissettirmektir. Bunun için bir insan diğerine bağırabilir, aşağılayabilir, alay edebilir, ya da kendisini acındırabilir. Sonuçta karşısındaki kişi kendisini suçlu hissederse yaşam enerjisi çalınacak, kendisini güçsüz ve yeteneksiz hissedecektir.
Bir başka yöntem, karşımızdaki insana sessiz ve mesafeli durmak, duygularımızı saklamaktır. Mesafeli durduğumuz zaman, karşımızdaki insan bizim ne hissettiğimizi ve düşündüğümüzü bilemez ve endişeye kapılır. Endişe ve huzursuzluk, yaşam enerjimizin karşımızdaki kişiye geçmesini sağlar.
Karşımızdaki insana aşırı sevgi vermek ve bunun karşılığını beklemek de bir çeşit enerji vampirliğidir. Kontrolcu kişiliklerin baş vurduğu bu yöntem, anne çocuk ilişkilerinde ya da karı koca ilişkilerinde sıklıkla yaşanır.
Sonuçta, karşımızdaki kişiye olumsuz duygular yaşatıyorsak, onun yaşam enerjisini çalıyoruz demektir. Peki, yaşam enerjimiz çalındığı zaman ne olur?
Genelde, yaşam enerjimiz küçüldüğünde, yaşamdan zevk alamayız. Günlük işlerimizi yapamaz hale geliriz, çünkü en ufak bir iş bile bize külfet gibi görünür. Sürekli bir can sıkıntısı duyarız. Yüreğimizde, sebebini bilmediğimiz bir ağırlık oluşur. Toleransımız azalır. Bir gün önce başkalarına dağıtacak sevgimiz varken, bir anda kendimizi dibe vurmuş gibi, sanki derin bir kuyuya inmiş gibi hissederiz. Artık başkalarına sevgi vermek yerine, onlardan beslenmeye çalışırız.
Bütün bu yaşanan olumsuzluklara rağmen, kancalar sağlıklıdır ve insanların birbirine sevgi akıtabilmeleri için oluşurlar. Bu konuda neler yapılabileceğini, AŞK başlığı altındaki yazımda bulabilirsiniz.
Dikey Beslenmek
İnsanların başkalarına bağımlılık geliştirmemeleri, ve başkalarından enerji çalacak yöntemlere başvurmamaları için, dikey beslenmeyi öğrenmeleri gereklidir.
Her insanın ruhu, çeşitli zenginliklerle doludur. Bu zenginlikleri, yaratıcılık alanlarımızı keşfederek bulabiliriz. Örneğin, bir ressam, resim yaparken kendisinden beslenir. Çünkü o sırada ruhundaki zenginlikleri ifade etme fırsatını bulmuştur. New York'ta yaşarken bir kanser hastamın takı yapmaktan hoşlandığını keşfetmiş ve kendisine her gün en az 1 saat bu işle uğraşmasını tavsiye etmiştim. Kendisine çok iyi gelmiş, adeta duygusal ve ruhsal bir terapi gibi iş görmüştü.
İnsanların kendilerini hiç korkusuzca, olduğu gibi ifade edebilmeleri, en büyük güç kaynağıdir. Bu, herkese tarif edilemez bir mutluluk ve doyum verir. Hayatımızda hobilerin yer alması, iste bu yüzden önemlidir. Dikey beslendiğimiz sürece, ne başkalarına bağımlı yaşarız ne de yaşam enerjimizi çaldırırız.
En önemlisi de, hayatta verdiğimiz önemli kararlar hatalı olmaz. Doğru karar verebilmek için bağımsız ve mutlu olmalıyız. Özgür bir zihne ve duygusal yapıya sahip olmalıyız. Hiçbir şeyden korkumuz olmamali. Başkalarını kaybetme korkusu, bağımlılıklarımızın ardındaki kök korkudur. Bilinçaltımızın derinliklerinde kaybetme korkusu olduğu müddetçe sağlıklı kararlar alıp uygulayabilmemiz hemen hemen imkansız gibidir.
Gelin özgürlüğümüzü ele alalımİlişkilerimizde kuvvetli taraf biz olalım
Kendine....
Kendinize, başkalarının size davranmalarını istediğiniz gibi davranmadığınız sürece, olayların gidişatını değiştirmeniz mümkün değil. Davranışlarınız, etkili düşüncelerinizdir, bu yüzden, kendinize sevgi ve saygı göstermezseniz, yeterince önemli, değerli ve iyi şeyleri hak eden bir insan olmadığınız sinyalini yayarsınız. Bu sinyal yayılmaya devam ettikçe de, insanların size iyi davranmayacağı birçok durumla karşılaşacaksınız. Bu insanların davranışları sadece sonuçtur; sebep ise, düşüncelerinizdir. Kendinize sevgi ve saygıyla yaklaşmaya başlamalı, bu sinyali vermeli ve bu frekansa geçmelisiniz.
Rhonda Bryne
Rhonda Bryne
16 Şubat 2012 Perşembe
Niçin Burdayız?
Bir zamanlar... Zaman yokken bir Küçük Ruh Tanrı’ya “ne olduğumu biliyorum!” dedi. Tanrı, “Bu müthiş. Neymişsin sen?” dedi. Küçük Ruh “Ben ilahi ışığım.” diye bağırdı.
Tanrı gülümsedi. “Bu doğru! Sen özünde ilahi ışıksın.” dedi.
Küçük Ruh evrende bulunan bütün ruhların anlamaları gereken şeyi anladığı için çok mutluydu. Küçük Ruh “Vay be, bu muhteşem.” dedi
Tez zamanda, ışık olduğunu bilmenin yeterli olmadığını düşündü. Küçük Ruh içinde bir şeylerin kıpırdadığını hissetti. Artık olduğu şey olmak, Işık olmak istiyordu. Böylece Küçük Ruh Tanrı’nın yanına döndü (Bu özlerine dönmek isteyen tüm Ruhlar için iyi bir fikirdir). “Merhaba, Tanrım. Özümde ilahi ışık olduğumu bildiğime göre artık Işık olmamda bir sakınca yoktur, öyle değil mi?” dedi.
Ve Tanrı, “Zaten olduğun şeyi mi olmak istiyorsun? dedi.
“Şey... Ne olduğunu bilmek başka şey, olduğun şey olmaksa bütünüyle bambaşka birşeydir. Işık olmanın nasıl bir his olduğunu hissetmek istiyorum” diye yanıtladı Küçük Ruh.
“Ama sen zaten ışıksın.” diye, gülümseyerek, sözlerini tekrarladı Tanrı.
“Evet, ama nasıl bir duygu olduğunu görmek istiyorum!” diye haykırdı Küçük Ruh. “Peki, sanırım bunu tahmin etmeliydim. Sen hep maceracı bir Ruhtun” dedi Tanrı ince bir gülümsemeyle. Sonra Tanrı’nın ifadesi değişti. “Ama bir sorun var.” dedi. “Nedir?” diye sordu Küçük Ruh.
“Şey... Işıktan başka hiçbirşey yok. Anlıyorsun ya ... Işıktan başka hiçbirşey yaratmadım. Ve Işıktan başka hiçbirşey olmadığı için kendini Işık olarak hissetmen, tecrübe etmen pek kolay olmayacak.”
“Anlayamadım.” dedi Küçük Ruh kafası biraz karışmış olarak.
“Şu şekilde düşün. Sen Güneşteki bir mum ışığı gibisin ve Güneştesin, tamam mı? Güneşi oluşturan katrilyonlarca mumla birliktesin. Ve Güneş sensiz Güneş olmayacak. Mumlarından birisi eksik bir Güneş olacak. Böyle bir Güneş asla tam bir Güneş sayılmaz. Çünkü eskisi kadar parlak olamaz. Ve sorun şu: Katrilyonlarca Işığın arasında nasıl olacak da kendini Işık olarak fark edip ayırt edeceksin?
“Şey... Tanrı sensin. Bunu sen bilirsin.” dedi Küçük Ruh sevinçle.
Tanrı bir kez daha gülümsedi. “Ben zaten biliyorum. Sen kendini Işığın içinde Işık olarak göremediğin için seni karanlıkla kuşatacağız.
“Karanlık nedir?” diye sordu Küçük Ruh.
Tanrı yanıtladı, “Senin olmadığın şeydir.”
“Karanlıktan korkacak mıyım?” diye haykırdı Küçük Ruh.
“Sadece sen korkmak istersen. Sen korkulacak bir şey olduğuna karar vermezsen gerçekten de korkulacak hiçbirşey yoktur. Görüyorsun ya... Tüm bunları uyduruyoruz. Sanki karanlıklar varmış gibi yapıyoruz.”
Kendini daha iyi hissederek bir “oh” çekti Küçük Ruh.
Sonra Tanrı, birşeyi deneyimleyebilmeniz için o şeyin tam zıddının ortaya çıkacağını açıkladı. “Bu büyük bir hediyedir çünkü bu hediye olmazsa neyin neye benzediğini bilemezdiniz.” dedi Tanrı.
Soğuk olmasa sıcağı, aşağı olmasa yukarıyı, yavaş olmasa hızlıyı, sol olmasa sağı, burası olmasa orasını, geçmiş olmasa şimdiyi bilemezdiniz.
“Yani, karanlık etrafınızı sardığında yumruğunuzu sallayıp, sesinizi yükseltip karanlığa lanet okumayın. Öfkelenmeyin, karanlığın üstüne Işık olun. Böylece hem kendiniz hem de diğerleri sizin gerçekte ne olduğunuzu bilecek. Işığınız öyle bir parlasın ki sizin ne kadar özel olduğunuzu herkes anlasın!” diye buyurdu Tanrı.
“Yani diğerlerine ne kadar özel olduğumu göstermemin uygun olduğunu mu söylemek istiyorsun?” diye soru Küçük Ruh.
İnce bir gülümsemeyle, “Tabii ki, bu çok uygundur. Fakat unutma ‘özel’ ‘daha iyi’ demek değildir. Herkes kendi tarzıyla özeldir. Ama çoğu bunu unutmuştur. Kendinin özel olduğunu görebildiğinde diğerleri de kendilerinin özel olduğunu görebileceklerdir.
Küçük Ruh, dans edip neşeyle sıçrayıp gülerek, “Vay be, dilediğim kadar özel olabilirim” dedi.
Küçük Ruhla birlikte dans edip sıçrayıp gülen Tanrı, “Evet, buna şimdi başlayabilirsin. Özelin hangi parçası olmak istiyorsun?” dedi.
“Anlayamadım. Özelin hangi parçası mı?” diye tekrar etti Küçük Ruh.
“Işık olmak özel olmaktır ve özel olmanın birçok parçası vardır. Nazik olmak özeldir. Yumuşak başlı olmak özeldir. Yaratıcı olmak özeldir. Sabırlı olmak özeldir. Senin aklına özel olmak için başka yollar geliyor mu?” dedi Tanrı.
Küçük Ruh bir süre sessizce oturdu. “Özel olmanın bir çok yolunu düşünebilirim! Yardımsever olmak özeldir. Paylaşımcı olmak özeldir. Dostane olmak özeldir. Başkalarına karşı düşünceli olmak özeldir.” diye haykırdı Küçük Ruh.
“Evet, sen hemen şimdi bunların tamamı veya özelin seçtiğin herhangi bir parçası olabilirsin. Işık olmak budur.” diyerek onayladı Tanrı.
Küçük Ruh büyük bir heyecanla, “Ne olmak istediğimi biliyorum, ne olmak istediğimi biliyorum! Özelin ‘bağışlayıcılık’ olarak adlandırılan parçası olmak istiyorum. Bağışlayacı olmak özel değil midir?” diye seslendi.
Tanrı Küçük Ruh’u temin ederek, “Evet, bu çok özeldir.” dedi.
“Tamam. Benim olmak istediğim şey bu. Ben bağışlayıcı olmak istiyorum. Kendimi böyle deneyimlemek istiyorum.” dedi.
“İyi, ama bilmen gereken bir şey var.” dedi Tanrı.
Küçük Ruh sabırsızlanmaya başlamıştı. Aslında her zaman bir karışıklık varmış gibi görünüyordu. “Nedir?” diye içini çekti Küçük Ruh.
“Bağışlayacak hiç kimse yok.” dedi Tanrı.
Küçük Ruh söylenenlere güçlükle inanarak, “Hiç kimse mi?” dedi.
“Hiç kimse yok!” diye tekrarladı Tanrı. “Yarattığım herşey mükemmeldir. Tüm yaratılışta senden daha az mükemmel olan tek bir ruh yoktur. İstersen etrafına bakın.”
Sonra, büyük bir kalabalığın toplandığını fark etti Küçük Ruh. Uzaklardan ve her yönden -Evrenin her yerinden- Ruhlar gelmişti. Küçük Ruh’un Tanrı ile sıradışı bir konuşma yaptığı haberi yayılmıştı ve herkes konuşulanları duymak istiyordu.
Orada toplanan sayısız Ruha bakan Küçük Ruh, Tanrı’nın sözlerine katılmak zorunda kaldı. Hiçbirisi Küçük Ruh’tan daha az harika, daha az muhteşem, daha az mükemmel görünmüyordu. Toplanan Ruhlar öyle harikaydı, Işıkları öyle parlaktı ki Küçük Ruh onlara güçlükle bakabiliyordu.
“Şu durumda kimi bağışlayacaksın?” diye sordu Tanrı.
“Bu hiç kolay olmayacak. Kendimi Bağışlayıcı olarak deneyimlemek istemiştim. Özelin bu parçasının nasıl olduğunu bilmek istemiştim.”diye kendi kendine söylendi. Ve Küçük Ruh üzgünlüğün nasıl bir his olduğunu öğrendi.
Fakat sonra, bir Dostane Ruh kalabalığın önüne çıktı. “Kaygılanma Küçük Ruh, sana yardım edeceğim.” dedi.
“Yardım mı? diyerek ışıldadı Küçük Ruh. “Fakat ne yapabilirsin ki?”
“Sana bağışlayabileceğin birisini bulabilirim!”
“Bunu yapabilir misin?” diye sordu Küçük Ruh.
“Tabii ki, bir sonraki yaşamına girerim ve sana bağışlaman için birşeyler yaparım” dedi şakırcasına.
“Fakat niçin? Niçin bunu yapasın? Sen tam anlamıyla mükemmel bir varlıksın. Öyle bir hızda titreşiyorsun ki parlak ışığından dolayı sana güçlükle bakabiliyorum. Seni titreşimini bu kadar düşürüp, parlak ışığını karanlık ve ağır yapmaya iten şey nedir? Öyle hafifsin ki yıldızların üzerinde dans edebilirsin ve evrende düşünce hızında seyehat edebilirsin ama sen hangi sebeple benim hayatıma girmek ve kötü bir şey yapacak kadar ağırlaştırmak istiyorsun?
“Basit, bunu yaparım çünkü seni seviyorum.” dedi Dostane Ruh
Küçük Ruh bu cevaba şaşmış görünüyordu.
“Bu kadar şaşırma, sen de aynı şeyi benim için yaptın. Hatırlamıyor musun?” dedi. “ Sen ve ben çok kereler birlikte dans ettik. Eonlar boyunca, çağlarca dans ettik. Tüm zamanlarda ve birçok mekanlarda dans ettik. Sadece hatırlayamıyorsun.”
İkimiz Herşeyin Bütünüydük. Yukarısı ve aşağısıydık, sağı ve soluyduk, burası ve orasıydık, geçmişi ve şimdisiydik. Erkek ve dişiydik, iyi ve kötüydük, hem kurbandık hem kurban edendik.
“Nitekim, sen ve ben, çok kereler biraraya geldik; her birimiz diğerine Ne olduğumuzu Deneyimlemek ve İfade etmek için tam ve mükemmel fırsatlar sundu. Bir sonraki yaşamına gireceğim ve bu sefer ‘kötü olan’ olacağım. Gerçekten berbat bir şey yapacağım ve sonra sen Bağışlayıcı olarak kendini deneyimleyebileceksin.” diye ayrıntıları açıkladı.
Biraz tedirgin olarak “Fakat çok berbat olan ne yapabilirsin ki?” diye sordu Küçük Ruh. Dostane Ruh göz kırparak, “Bir şeyler düşünürüz.” dedi. Sonra Dostane Ruh ciddileşti ve kısık bir sesle, “Aslında bir konuda haklısın.” dedi. “Neymiş o ?” diye öğrenmek istedi Küçük Ruh. Pek hoş olmayan bu şeyi yapabilmek için titreşimimi gerçekten düşürmem ve çok ağırlaşmam gerekecek. Kendime hiç benzemeyen bir şeymişim gibi rol yapacağım. Ve buna karşılık senden tek bir iyilik isteyeceğim.
“Her ne istersen, her ne istersen!” diye bağırdı Küçük Ruh. Dans etmeye ve “Bağışlayabileceğim, bağışlayabileceğim!” diye şarkı söylemeye başladı. Sonradan Küçük Ruh, Dostane Ruh’un sessiz kaldığını fark etti. “Sorun nedir? Senin için ne yapabilirim? Benim için bunları yapmaya razı olan bir meleksin sen.” dedi. Tanrı, “Tabii ki bu Dostane Ruh bir melektir!” diye müdahale etti. “Herkes melektir! Her zaman hatırlayın: Ben meleklerden başka hiçbir şey göndermedim.” Böylece Küçük Ruh Dostane Ruh’un teklifini yerine getirmeyi hiçbir şeyi istemediği kadar çok istedi ve “Senin için ne yapabilirim?” diye tekrar sordu.
“Sana vurduğum ve şiddetli darbeler indirdiğimde, hayal edebileceğin en kötü şeyi sana yaptığımda, işte o anda...” diye yanıtladı Dostane Ruh. “Evet, evet...” diye sözü böldü Küçük Ruh. “Benim gerçekte kim olduğumu hatırla.” Dedi Dostane Ruh. “Hatırlayacağım. Söz veriyorum. Seni her zaman tam şimdi ve burada gördüğüm gibi hatırlayacağım!” dedi Küçük Ruh. “İyi. Çünkü rolümü oynamak için çok uğraşacağım, kendimi unutmuş olacağım. Ve sen beni gerçekte olduğum halimle hatırlamazsan ben de uzunca bir süre kendimi hatırlayamayabilirim. Ve kim olduğumu unutursam sen de kim olduğunu bile unutabilirsin. Ve her ikimiz de kayboluruz. Sonra başka bir Ruh’un gelip bize kim olduğumuzu hatırlatmasına ihtiyaç duyarız.” dedi Dostane Ruh. “Hayır, buna ihtiyaç duymayacağız! Ben seni hatırlayacağım. Bana bu hediyeyi -kendimi gerçekte olduğum gibi deneyimleme fırsatını- bana verdiğin için sana teşekkür edeceğim.” dedi Küçük Ruh.
Böylece anlaşma yapıldı. Ve Küçük Ruh, çok özel olmanın, Işık olmanın Bağışlayıcılığın bir parçası olmanın verdiği heyecanla yeni bir hayata doğru ilerledi. Küçük Ruh kendini Bağışlayıcılık olarak deneyimlemek ve bunu mümkün kılan tüm diğer Ruhlara teşekkür edebilmek için tedirginlikle bekledi. Ve bu yeni yaşamının her anında, yeni bir Ruh’un sahneye her çıkışında, bu yeni Ruh neşe de getirse hüzün de getirse – ki özellikle hüzün getirdiğinde- Küçük Ruh Tanrı’nın şu sözlerini düşündü:
“Her zaman hatırla. Size meleklerden başka hiç bir şey göndermedim.”
Tanrı gülümsedi. “Bu doğru! Sen özünde ilahi ışıksın.” dedi.
Küçük Ruh evrende bulunan bütün ruhların anlamaları gereken şeyi anladığı için çok mutluydu. Küçük Ruh “Vay be, bu muhteşem.” dedi
Tez zamanda, ışık olduğunu bilmenin yeterli olmadığını düşündü. Küçük Ruh içinde bir şeylerin kıpırdadığını hissetti. Artık olduğu şey olmak, Işık olmak istiyordu. Böylece Küçük Ruh Tanrı’nın yanına döndü (Bu özlerine dönmek isteyen tüm Ruhlar için iyi bir fikirdir). “Merhaba, Tanrım. Özümde ilahi ışık olduğumu bildiğime göre artık Işık olmamda bir sakınca yoktur, öyle değil mi?” dedi.
Ve Tanrı, “Zaten olduğun şeyi mi olmak istiyorsun? dedi.
“Şey... Ne olduğunu bilmek başka şey, olduğun şey olmaksa bütünüyle bambaşka birşeydir. Işık olmanın nasıl bir his olduğunu hissetmek istiyorum” diye yanıtladı Küçük Ruh.
“Ama sen zaten ışıksın.” diye, gülümseyerek, sözlerini tekrarladı Tanrı.
“Evet, ama nasıl bir duygu olduğunu görmek istiyorum!” diye haykırdı Küçük Ruh. “Peki, sanırım bunu tahmin etmeliydim. Sen hep maceracı bir Ruhtun” dedi Tanrı ince bir gülümsemeyle. Sonra Tanrı’nın ifadesi değişti. “Ama bir sorun var.” dedi. “Nedir?” diye sordu Küçük Ruh.
“Şey... Işıktan başka hiçbirşey yok. Anlıyorsun ya ... Işıktan başka hiçbirşey yaratmadım. Ve Işıktan başka hiçbirşey olmadığı için kendini Işık olarak hissetmen, tecrübe etmen pek kolay olmayacak.”
“Anlayamadım.” dedi Küçük Ruh kafası biraz karışmış olarak.
“Şu şekilde düşün. Sen Güneşteki bir mum ışığı gibisin ve Güneştesin, tamam mı? Güneşi oluşturan katrilyonlarca mumla birliktesin. Ve Güneş sensiz Güneş olmayacak. Mumlarından birisi eksik bir Güneş olacak. Böyle bir Güneş asla tam bir Güneş sayılmaz. Çünkü eskisi kadar parlak olamaz. Ve sorun şu: Katrilyonlarca Işığın arasında nasıl olacak da kendini Işık olarak fark edip ayırt edeceksin?
“Şey... Tanrı sensin. Bunu sen bilirsin.” dedi Küçük Ruh sevinçle.
Tanrı bir kez daha gülümsedi. “Ben zaten biliyorum. Sen kendini Işığın içinde Işık olarak göremediğin için seni karanlıkla kuşatacağız.
“Karanlık nedir?” diye sordu Küçük Ruh.
Tanrı yanıtladı, “Senin olmadığın şeydir.”
“Karanlıktan korkacak mıyım?” diye haykırdı Küçük Ruh.
“Sadece sen korkmak istersen. Sen korkulacak bir şey olduğuna karar vermezsen gerçekten de korkulacak hiçbirşey yoktur. Görüyorsun ya... Tüm bunları uyduruyoruz. Sanki karanlıklar varmış gibi yapıyoruz.”
Kendini daha iyi hissederek bir “oh” çekti Küçük Ruh.
Sonra Tanrı, birşeyi deneyimleyebilmeniz için o şeyin tam zıddının ortaya çıkacağını açıkladı. “Bu büyük bir hediyedir çünkü bu hediye olmazsa neyin neye benzediğini bilemezdiniz.” dedi Tanrı.
Soğuk olmasa sıcağı, aşağı olmasa yukarıyı, yavaş olmasa hızlıyı, sol olmasa sağı, burası olmasa orasını, geçmiş olmasa şimdiyi bilemezdiniz.
“Yani, karanlık etrafınızı sardığında yumruğunuzu sallayıp, sesinizi yükseltip karanlığa lanet okumayın. Öfkelenmeyin, karanlığın üstüne Işık olun. Böylece hem kendiniz hem de diğerleri sizin gerçekte ne olduğunuzu bilecek. Işığınız öyle bir parlasın ki sizin ne kadar özel olduğunuzu herkes anlasın!” diye buyurdu Tanrı.
“Yani diğerlerine ne kadar özel olduğumu göstermemin uygun olduğunu mu söylemek istiyorsun?” diye soru Küçük Ruh.
İnce bir gülümsemeyle, “Tabii ki, bu çok uygundur. Fakat unutma ‘özel’ ‘daha iyi’ demek değildir. Herkes kendi tarzıyla özeldir. Ama çoğu bunu unutmuştur. Kendinin özel olduğunu görebildiğinde diğerleri de kendilerinin özel olduğunu görebileceklerdir.
Küçük Ruh, dans edip neşeyle sıçrayıp gülerek, “Vay be, dilediğim kadar özel olabilirim” dedi.
Küçük Ruhla birlikte dans edip sıçrayıp gülen Tanrı, “Evet, buna şimdi başlayabilirsin. Özelin hangi parçası olmak istiyorsun?” dedi.
“Anlayamadım. Özelin hangi parçası mı?” diye tekrar etti Küçük Ruh.
“Işık olmak özel olmaktır ve özel olmanın birçok parçası vardır. Nazik olmak özeldir. Yumuşak başlı olmak özeldir. Yaratıcı olmak özeldir. Sabırlı olmak özeldir. Senin aklına özel olmak için başka yollar geliyor mu?” dedi Tanrı.
Küçük Ruh bir süre sessizce oturdu. “Özel olmanın bir çok yolunu düşünebilirim! Yardımsever olmak özeldir. Paylaşımcı olmak özeldir. Dostane olmak özeldir. Başkalarına karşı düşünceli olmak özeldir.” diye haykırdı Küçük Ruh.
“Evet, sen hemen şimdi bunların tamamı veya özelin seçtiğin herhangi bir parçası olabilirsin. Işık olmak budur.” diyerek onayladı Tanrı.
Küçük Ruh büyük bir heyecanla, “Ne olmak istediğimi biliyorum, ne olmak istediğimi biliyorum! Özelin ‘bağışlayıcılık’ olarak adlandırılan parçası olmak istiyorum. Bağışlayacı olmak özel değil midir?” diye seslendi.
Tanrı Küçük Ruh’u temin ederek, “Evet, bu çok özeldir.” dedi.
“Tamam. Benim olmak istediğim şey bu. Ben bağışlayıcı olmak istiyorum. Kendimi böyle deneyimlemek istiyorum.” dedi.
“İyi, ama bilmen gereken bir şey var.” dedi Tanrı.
Küçük Ruh sabırsızlanmaya başlamıştı. Aslında her zaman bir karışıklık varmış gibi görünüyordu. “Nedir?” diye içini çekti Küçük Ruh.
“Bağışlayacak hiç kimse yok.” dedi Tanrı.
Küçük Ruh söylenenlere güçlükle inanarak, “Hiç kimse mi?” dedi.
“Hiç kimse yok!” diye tekrarladı Tanrı. “Yarattığım herşey mükemmeldir. Tüm yaratılışta senden daha az mükemmel olan tek bir ruh yoktur. İstersen etrafına bakın.”
Sonra, büyük bir kalabalığın toplandığını fark etti Küçük Ruh. Uzaklardan ve her yönden -Evrenin her yerinden- Ruhlar gelmişti. Küçük Ruh’un Tanrı ile sıradışı bir konuşma yaptığı haberi yayılmıştı ve herkes konuşulanları duymak istiyordu.
Orada toplanan sayısız Ruha bakan Küçük Ruh, Tanrı’nın sözlerine katılmak zorunda kaldı. Hiçbirisi Küçük Ruh’tan daha az harika, daha az muhteşem, daha az mükemmel görünmüyordu. Toplanan Ruhlar öyle harikaydı, Işıkları öyle parlaktı ki Küçük Ruh onlara güçlükle bakabiliyordu.
“Şu durumda kimi bağışlayacaksın?” diye sordu Tanrı.
“Bu hiç kolay olmayacak. Kendimi Bağışlayıcı olarak deneyimlemek istemiştim. Özelin bu parçasının nasıl olduğunu bilmek istemiştim.”diye kendi kendine söylendi. Ve Küçük Ruh üzgünlüğün nasıl bir his olduğunu öğrendi.
Fakat sonra, bir Dostane Ruh kalabalığın önüne çıktı. “Kaygılanma Küçük Ruh, sana yardım edeceğim.” dedi.
“Yardım mı? diyerek ışıldadı Küçük Ruh. “Fakat ne yapabilirsin ki?”
“Sana bağışlayabileceğin birisini bulabilirim!”
“Bunu yapabilir misin?” diye sordu Küçük Ruh.
“Tabii ki, bir sonraki yaşamına girerim ve sana bağışlaman için birşeyler yaparım” dedi şakırcasına.
“Fakat niçin? Niçin bunu yapasın? Sen tam anlamıyla mükemmel bir varlıksın. Öyle bir hızda titreşiyorsun ki parlak ışığından dolayı sana güçlükle bakabiliyorum. Seni titreşimini bu kadar düşürüp, parlak ışığını karanlık ve ağır yapmaya iten şey nedir? Öyle hafifsin ki yıldızların üzerinde dans edebilirsin ve evrende düşünce hızında seyehat edebilirsin ama sen hangi sebeple benim hayatıma girmek ve kötü bir şey yapacak kadar ağırlaştırmak istiyorsun?
“Basit, bunu yaparım çünkü seni seviyorum.” dedi Dostane Ruh
Küçük Ruh bu cevaba şaşmış görünüyordu.
“Bu kadar şaşırma, sen de aynı şeyi benim için yaptın. Hatırlamıyor musun?” dedi. “ Sen ve ben çok kereler birlikte dans ettik. Eonlar boyunca, çağlarca dans ettik. Tüm zamanlarda ve birçok mekanlarda dans ettik. Sadece hatırlayamıyorsun.”
İkimiz Herşeyin Bütünüydük. Yukarısı ve aşağısıydık, sağı ve soluyduk, burası ve orasıydık, geçmişi ve şimdisiydik. Erkek ve dişiydik, iyi ve kötüydük, hem kurbandık hem kurban edendik.
“Nitekim, sen ve ben, çok kereler biraraya geldik; her birimiz diğerine Ne olduğumuzu Deneyimlemek ve İfade etmek için tam ve mükemmel fırsatlar sundu. Bir sonraki yaşamına gireceğim ve bu sefer ‘kötü olan’ olacağım. Gerçekten berbat bir şey yapacağım ve sonra sen Bağışlayıcı olarak kendini deneyimleyebileceksin.” diye ayrıntıları açıkladı.
Biraz tedirgin olarak “Fakat çok berbat olan ne yapabilirsin ki?” diye sordu Küçük Ruh. Dostane Ruh göz kırparak, “Bir şeyler düşünürüz.” dedi. Sonra Dostane Ruh ciddileşti ve kısık bir sesle, “Aslında bir konuda haklısın.” dedi. “Neymiş o ?” diye öğrenmek istedi Küçük Ruh. Pek hoş olmayan bu şeyi yapabilmek için titreşimimi gerçekten düşürmem ve çok ağırlaşmam gerekecek. Kendime hiç benzemeyen bir şeymişim gibi rol yapacağım. Ve buna karşılık senden tek bir iyilik isteyeceğim.
“Her ne istersen, her ne istersen!” diye bağırdı Küçük Ruh. Dans etmeye ve “Bağışlayabileceğim, bağışlayabileceğim!” diye şarkı söylemeye başladı. Sonradan Küçük Ruh, Dostane Ruh’un sessiz kaldığını fark etti. “Sorun nedir? Senin için ne yapabilirim? Benim için bunları yapmaya razı olan bir meleksin sen.” dedi. Tanrı, “Tabii ki bu Dostane Ruh bir melektir!” diye müdahale etti. “Herkes melektir! Her zaman hatırlayın: Ben meleklerden başka hiçbir şey göndermedim.” Böylece Küçük Ruh Dostane Ruh’un teklifini yerine getirmeyi hiçbir şeyi istemediği kadar çok istedi ve “Senin için ne yapabilirim?” diye tekrar sordu.
“Sana vurduğum ve şiddetli darbeler indirdiğimde, hayal edebileceğin en kötü şeyi sana yaptığımda, işte o anda...” diye yanıtladı Dostane Ruh. “Evet, evet...” diye sözü böldü Küçük Ruh. “Benim gerçekte kim olduğumu hatırla.” Dedi Dostane Ruh. “Hatırlayacağım. Söz veriyorum. Seni her zaman tam şimdi ve burada gördüğüm gibi hatırlayacağım!” dedi Küçük Ruh. “İyi. Çünkü rolümü oynamak için çok uğraşacağım, kendimi unutmuş olacağım. Ve sen beni gerçekte olduğum halimle hatırlamazsan ben de uzunca bir süre kendimi hatırlayamayabilirim. Ve kim olduğumu unutursam sen de kim olduğunu bile unutabilirsin. Ve her ikimiz de kayboluruz. Sonra başka bir Ruh’un gelip bize kim olduğumuzu hatırlatmasına ihtiyaç duyarız.” dedi Dostane Ruh. “Hayır, buna ihtiyaç duymayacağız! Ben seni hatırlayacağım. Bana bu hediyeyi -kendimi gerçekte olduğum gibi deneyimleme fırsatını- bana verdiğin için sana teşekkür edeceğim.” dedi Küçük Ruh.
Böylece anlaşma yapıldı. Ve Küçük Ruh, çok özel olmanın, Işık olmanın Bağışlayıcılığın bir parçası olmanın verdiği heyecanla yeni bir hayata doğru ilerledi. Küçük Ruh kendini Bağışlayıcılık olarak deneyimlemek ve bunu mümkün kılan tüm diğer Ruhlara teşekkür edebilmek için tedirginlikle bekledi. Ve bu yeni yaşamının her anında, yeni bir Ruh’un sahneye her çıkışında, bu yeni Ruh neşe de getirse hüzün de getirse – ki özellikle hüzün getirdiğinde- Küçük Ruh Tanrı’nın şu sözlerini düşündü:
“Her zaman hatırla. Size meleklerden başka hiç bir şey göndermedim.”
Taşlar
Yaşadığınız yerdeki negatif enerjiyi dışarı atmak ve pozitife çevirmek için, yarı değerli taşlarla uygulamalar yapabilirsiniz.Tüm dünyada alternatif tıp olarak değerlendirilen taşlar yardımıyla, yaşadığınız yerdeki kötü enerjiyi dışarı atabilmenin yolu var. Evde kullanabileceğiniz taşlar ise şöyle listeleniyor:
Amatis: Negatif enerjiyi çeker. 3-4 günde bir yıkanmalı ve kendi kendine kurumalı. Cam kavanozun içine koyacağınız su ve kaya tuzu da aynı etkiyi yapar. Onu da 3-4 günde bir değiştirmelisiniz.
...
Yeşim: Yeşim ve turkuaz taşların hemen hepsi bolluk ve bereket getirir.
Akik: Sağ kolunuzun üst kısmında bilezik gibi taşırsanız yaratıcılığınız, üstünüzde taşırsanız başarınız artar.
Pembe Kuvars ve Amatis: Küvete koyun, 20 dakika bekletin. İçine adaçayı ilave edip, küvetin etrafında mum ve tütsü yakın ve 20 dakika küvette kalın. Arınma banyonuzu yapmış olacaksınız.
Kırmızı taş: Evinizdeki durağan enerjiyi hareketlendirir.
Çöl Gülü Taşı: Sakin enerji sağlar. Çok hareketli ve kavgalı ortamlar için idealdir.
Kuvars: Ucunu bilgisayara bakacak şekilde koyarsanız, manyetik enerjiyi dengeler.
Dumanlı Kuvars: Barış taşı. Evde oluşturacağınız kutsal köşeye koyabilirsiniz.
Zenginlik Kesesi: Para kesesi, yeşil bir kesenin içine ay taşı, akik taşı ve kantaşı koyup, evine dört tarafına yerleştirir ve bir tanesini de yanınızda taşırsanız, bol para gelmesini dileyebilirsiniz.
Mor Kese: Yıldızı düşük kişiler için, mor bir kesenin içine kuvars, apaçi ve ay taşı koyulmalıdır.
Turuncu Kese: Şans kesesi için, yeşim taşı, solalit taşı koyulmalıdır. Özellikle iş görüşmelerine giderken yanınıza alın.
Önemli Bilgi: Taşları kullanmadan önce, aldığınız taşı toprağa gömün, negatif enerjisi gitsin diye yıkayın. O gün kısa bir süre güneşte bırakın kendi kendine kurusun. Bir gece siyahın kesenin içinde ay ışığında bırakın, fakat dolunay da bırakılması tercih edilir. Sebebi ise 4 elementi barındırmasıdır. Ertesi sabah sol elinizde enerjinizle yüklüyorsunuz, sonra sağ elinizle alıp ne için kullanmak istiyorsanız ona niyet ederek kullanabilirsiniz.
Amatis: Negatif enerjiyi çeker. 3-4 günde bir yıkanmalı ve kendi kendine kurumalı. Cam kavanozun içine koyacağınız su ve kaya tuzu da aynı etkiyi yapar. Onu da 3-4 günde bir değiştirmelisiniz.
...
Yeşim: Yeşim ve turkuaz taşların hemen hepsi bolluk ve bereket getirir.
Akik: Sağ kolunuzun üst kısmında bilezik gibi taşırsanız yaratıcılığınız, üstünüzde taşırsanız başarınız artar.
Pembe Kuvars ve Amatis: Küvete koyun, 20 dakika bekletin. İçine adaçayı ilave edip, küvetin etrafında mum ve tütsü yakın ve 20 dakika küvette kalın. Arınma banyonuzu yapmış olacaksınız.
Kırmızı taş: Evinizdeki durağan enerjiyi hareketlendirir.
Çöl Gülü Taşı: Sakin enerji sağlar. Çok hareketli ve kavgalı ortamlar için idealdir.
Kuvars: Ucunu bilgisayara bakacak şekilde koyarsanız, manyetik enerjiyi dengeler.
Dumanlı Kuvars: Barış taşı. Evde oluşturacağınız kutsal köşeye koyabilirsiniz.
Zenginlik Kesesi: Para kesesi, yeşil bir kesenin içine ay taşı, akik taşı ve kantaşı koyup, evine dört tarafına yerleştirir ve bir tanesini de yanınızda taşırsanız, bol para gelmesini dileyebilirsiniz.
Mor Kese: Yıldızı düşük kişiler için, mor bir kesenin içine kuvars, apaçi ve ay taşı koyulmalıdır.
Turuncu Kese: Şans kesesi için, yeşim taşı, solalit taşı koyulmalıdır. Özellikle iş görüşmelerine giderken yanınıza alın.
Önemli Bilgi: Taşları kullanmadan önce, aldığınız taşı toprağa gömün, negatif enerjisi gitsin diye yıkayın. O gün kısa bir süre güneşte bırakın kendi kendine kurusun. Bir gece siyahın kesenin içinde ay ışığında bırakın, fakat dolunay da bırakılması tercih edilir. Sebebi ise 4 elementi barındırmasıdır. Ertesi sabah sol elinizde enerjinizle yüklüyorsunuz, sonra sağ elinizle alıp ne için kullanmak istiyorsanız ona niyet ederek kullanabilirsiniz.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)